
Erdek turizminin, yıllardır süregelen “güneş-kum-deniz” üçgeninden kurtularak çeşitlenmesi ve 1-1,5 aylık sezonunu 1 yıla yayması gerektiğine sık sık dikkat çekilir. Ancak bu durum bir türlü gerçekleşmez.
Erdek turizmine renk katacak çeşitliliğinin başında ise hiç kuşkusuz ki, “din ve vicdan turizmi” gelir. Yani arkeoloji ve tarih turizmi…
Erdek, bu turizm için çok önemli iki kaynağa sahiptir: Kyzikos ve Zeytinliada…
Daha sonraki bir yazıda Zeytinliada’yı ele almak üzere önce Kyzikos’tan başlayalım.
İçinde “Dünyanın Sekizinci Harikası” olarak bilinen “Hadrianus Tapınağı”nın da yer aldığı Kyzikos Antik Kenti, yıllardır Erdek turizmine kazandırılamadı. Buradaki kazılar, 1988-1997 yılları arasında, Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Abdullah Yaylalı tarafından gerçekleştirildi. Tabii ki, Kültür ve Turizm Bakanlığı ödenekleri çok kısıtlıydı. Buna karşın Abdullah Hoca, elinden geleni yaptı ve bazı eserleri gün ışığına çıkardı.
1997-2006 yılları arasında Kyzikos’ta kazı yapılmadı. Boşa geçen yıllar…
Kyzikos’ta, 2006-2022 yılları arasında kazılar, önce Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yapıp, daha sonra Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’ne geçen Prof. Dr. Nurettin Koçhan tarafından gerçekleştirildi. Yine ciddi hiçbir eserin gün yüzüne çıkarılmadığı, ödeneksizliğe sığınılıp, boşa geçen yıllar…
2022 yılında, Kyzikos Antik Kenti’nde yeni bir dönem başladı. Dönemin Erdek Kaymakamı, şu anda Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, büyük umutlarla Kyzikos kazı ekibinin başkanlığına, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü’nden, Dr. Ahmet Tercanlıoğlu’nu getirdi. Sayın Kaymakamın, bizlere, “Kyzikos’ta artık büyük bir atılım olacağını göreceksiniz” dediğini anımsıyorum. Bu arada Kyzikos Antik Kenti’ndeki kazı süresinin 8 aya çıkarıldığı açıklandı. Bakanlık ödenekleri de arttığı gibi yeni sponsorlar da devreye girmişti. Ancak sonuç sıfır! Tercanlıoğlu döneminde bir arpa boyu yol alınamadı. En az Efes kadar değerli bir tarihe sahip bulunan Kyzikos’tan, kamuoyuna yansıyan ciddi hiçbir eser buluntusu haberi yansımadı, koskoca 4 yıl içinde. Tercanlıoğlu, gazetecilerden köşe bucak kaçarken, bilimsel toplantılarda veya iktidar partisi mensuplarıyla bir araya geldiğinde adeta bülbül kesiliyor ve bol bol Kyzikos tarihini anlatıyordu. Hatta geçtiğimiz günlerde, Erdek zeytinyağına “coğrafi işaret tescili” alınmasıyla ilgili toplantıda, Kyzikos’un antik dönemdeki zeytin ağaçlarını ballandıra ballandıra anlattı. Eğer toplantı, diyelim ki, maden suyu ile ilgili olsaydı, Tercanlıoğlu’ndan, Kyzikos’un antik dönemindeki maden sularını da dinleyebilirdik!
KAZILARIN BAŞINA NURETTİN ÖZTÜRK GELMELİ
Bu durum belirlemesinin ardından gelelim, asıl konuya…
Kyzikos kazıları bu kaplumbağa hızıyla gitmez. Erdek turizmi, Kyzikos kazılarının sonucunu daha uzun yıllar bekleyemez. Bu kazılar, gerçekçi bir ivme kazanmak zorundadır.
Önerim şudur.
Kyzikos kazı ekibinin başkanlığına, önceki yıllarda, Erdek Zeytinliada’da 8 yıllık başarılı bir çalışma yapan ve çok önemli eserleri gün ışığına çıkaran, daha sonraki yıllarda da İzmir Myrına ve Gryneion ile Adana Misis kazılarında büyük başarı sağlayan Prof. Dr. Nurettin Öztürk getirilmelidir. Öztürk, zaten bu kazılara da çok yakın bir bilim insanıdır. 1988-1997 yılları arasında, Kyzikos’ta ilk kazıları yapan Prof. Dr. Abdullah Yaylalı’nın ekibinde yer almıştır.
Prof. Dr. Nurettin Öztürk, Kyzikos’un, turizme bir an önce açılmasını sağlayacak çok önemli bir umuttur ve mutlaka göreve getirilmelidir.
Yoksa Kyzikos, daha çok bekler!
Bizden söylemesi…
