İnsanoğlu yaşamında zora girdiği dönemlerde bazen kendi imkân ve kabiliyetlerinin farkına vararak bir çıkış yakalama noktasında epey başarılı sınavlar verebildiği hususu insanlık tarihinde bilinen gerçeklikler arasındadır. Bu tarz girişimlere en çarpıcı örneklerin son yıllarda bizim ülkemizde yaşanmakta olduğunu söyleyebiliriz.
Özellikle bulunduğumuz coğrafyada karşı karşıya kaldığımız tehlikeler karşısında savunma sanayisi olarak son yıllarda geliştirdiğimiz yerli ve milli silah çeşitliliğimize baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti olarak büyük mesafeler aldığımızı görüyoruz. Bunda başta kriz yönetim tecrübesi ile beraber gerek teknolojinin yanı sıra AR- GE imkânlarının gelişmesi gerekse maddi kaynaklar olarak desteklerin sürdürülmesinin büyük payı olduğunu düşünüyorum.
Yine yazımızın başında verdiğim örnekten yola çıkarsak eğer sağlık sektöründe de benzer başarılı adımların atılmakta olduğunu görüyoruz. Örneğin son yıllarda yapılan gerek devlet hastaneleri gerekse şehir hastaneleri olsun hem sağlık üzerine sistem donatımı hem de kaliteli hizmet sunumundaki büyüklük olarak dünya sınırlarını yakaladığımızı ve hatta geçmekte olduğumuzu da büyük bir gururla söyleyebiliriz.
Ve bu gün açılışı yapılan Başakşehir şehir hastanesinin 450 yoğun yatak kapasiteli Acil Servisinin açılışı nedeniyle yapılan törene baktığımız da modern bir hastanenin çalışma hayatına başlamasının yanı sıra virüs salgını nedeniyle dünyada yokluğu çekilen bir solunum cihazının ülkemizde kendi imkânlarımızla başarıyla yapıldığını öğreniyoruz.
Yapılan açıklamalardan bu iş için Arçelik, Aselsan, Bioses ve Baykar gibi ülkemizin dört başarılı şirketinin görev aldığını ve bu görev için 15 günü proje çalışması ve kalan şu son bir ayın da seri üretim için geçen topu topu hepsi 1,5 aylık bir süre sonunda üzerinde bizleri gururlandıran MADE İN TÜRKİYE logosu bulunan her şeyi ile yerli bir imalat olan solunum cihazına kavuşmuş bulunuyoruz.
Unutmayalım ki başarılara sessiz kalmak, küçümsemek veya başarıları görmezden gelmek başarı beklentilerinin önündeki en büyük engellerden birisi olup bu tavır aynı zamanda sıradanlığa davet eden olumsuz bir toplumsal davranış aynı zamanda.
Buna karşın başarıları alkışlamak, taktir etmek başarılı çalışmalara güç verdiği gibi yeni başarılara yol açabilecek, rehberlik edebilecek moral ve motivasyon desteği olarak değerlendirilmekte. Bu bağlamda böyle çağdaş bir anlayışın evimizde, mahallemizde, eğitim camiamızda, spor alanlarımız ve çalışama hayatımız gibi sosyal hayatımızın her türlü kompartımanında bu anlayışın mutlaka yer edinmesi için çalışmalıyız diyorum.
Sonuç olarak özellikle bir grup çalışma başarısı olarak ortaya konulan şu yerli solunum cihazı üretiminde 45 gün gibi çok kısa bir sürse içinde 7/24 gece, gündüz çalışan, didinen mühendis ve çalışanlarımızı içtenlikle tebrik ediyor, hepsini gönülden alkışlıyorum.
Belki yine tekrar olacak ama olsun, ben yine söyleyeceğim. Yüce Atatürk’müz bundan tam bir asır önce Türk Milleti Zekidir, Türk Milleti, Çalışkandır sözlerinin ne kadar büyük ve gerçek bir öngörü olduğunu bugün bir kez daha şahit olduğumuz için son derece mutluyum ve geleceğimizden de bir o kadar umutluyum.
20 Nisan 2020 ERHAN GÖÇMEN



