Temel, tren makinistidir. Bir gün son hızla trenini sürmektedir. Bir de ne görsün! Rayların arasında bir küçük çocuk yatmaktadır. Olanca gücüyle sireni çeker: “Düüüüüüt, düüüüüt!”
Trenin düdüğüne rağmen çocuk, raylar arasında yatmaktadır. Tek çare, tren takip merkezini arar ve haberleşme cihazıyla konuşmaya başlar:
“Karşımda bir çocuk var, raylar arasında yatıyor. Ne yapayım? Çocuğa vurursam bir kişi ölecek, treni tarlaya sürersem onlarca kişi ölecek.”
Tren takip merkezi müdürü, hızlıca yanıt verir:
“Hiç düşünme, çocuğa vur!”
Tren takip merkezi müdürü, birkaç saniye sonra makinist Temel’i arar:
“Ne oldu?”
Temel, kesik kesik, çok bitkin bir şekilde yanıt verir:
“Ben ağır yaralandım. Sanırım onlarca ölü var!”
Tren takip merkezi müdürü sorar:
“Ne yaptın, treni tarlaya mı sürdün yoksa?”
Makinist Temel, güçlükle yanıt verir:
“Evet, tarlaya sürdüm!”
Tren takip merkezi müdürü, tekrar sorar:
“Ne yaptın sen? Neden çocuğa vurmadın da tarlaya sürdün?”
Makinist Temel, yanıt verir:
“Ama çocuk tarlaya kaçtı!”

