Rifat Serdaroğlu (SERDARCA)


NAMUS / DEMOKRASİ / ŞAPKA

NAMUS / DEMOKRASİ / ŞAPKA


Bahçeli Dayım hastalandığından bu yana, MHP Grup Toplantıları yalan oldu.
Kulis bilgisi ama doğru! Bahçeli; “Gidersem, yalnız gitmem. Ortaklarımı da yanımda götürürüm” demiş! Aman Dayım, önce bu Hüda-Par ortağını yanına mutlaka al. Azıttı bu yobazlar. Hadi göreyim seni! Yanında fazla yer varsa,,, anladın sen onu…

Yaşlı Karı-Koca şehrin oldukça uzağında bahçeli bir evde yaşarlarmış.
Tüm varlıkları olan ineği sırayla otlatırlar, sütünden tereyağı yaparlar, 1 kilo olunca da yakındaki bakkala götürüp satarlarmış. Aldıkları parayla da evin diğer ihtiyaçlarını temin edip, geçinip giderlermiş.
Bir gün bakkalın aklına kurt düşmüş, acaba tereyağı gerçekten 1 kilo mu diye!
Yaşlı adam ertesi gün tereyağını getirmiş, bakkal “amca şunu bir tartalım” demiş. Tartmış, tereyağı 900m gram gelmiş! Bakkal sinirle “Amca bu ne iş, düpedüz hırsızlık bu” diye hakaret etmiş!
Adam sıkılarak şunu demiş; “Evlat bizim terazimiz var ama dirhemimiz yok. Senden 1 kilo şeker almıştık ya, işte onu dirhem yaptık onunla tartıyoruz”…

Hava sıcak mı sıcak! Trafik Polisi ter içinde, Diyarbakır Dağkapı Meydanında yoğun trafiği yönetmeye çalışıyor. Kadının biri, kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen araçların içine dalar. Ortalık karışır, Polis düdük çalar ve bağırır;
“Bacı, bacı nereye?”
Kadın yanıt verir; “Kaynımgillere gidiyim, saa ne, yasaktır?”
Trafik Polisi önce düdüğü, sonra da şapkayı yere atar ve çeker gider…

Kişinin kendi namus kantarında arıza varsa, o hiçbir zaman doğruyu tartmaz. Tıpkı Bademler gibi!
Sen yıllarca Fethullah Gülen ile yan yana, can cana, iç içe çalış, adama methiyeler düzüp göklere çıkar, ne istedilerse ver şimdide suçu gariban memurların, ana kuzusu zavallı erlerin üzerine at!
Üstelik bir de “Demokrasi Kahramanı” diye hava at! Böyle uyanıklık olur mu?
Bu olay, hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği, hiçbir Savcının da üzerini asla örtemeyeceği kadar büyük ve organize bir suçtur.
Türkiye şu an, en az FETÖ/PKK/PYD terör örgütü kadar tehlikeli, devlet destekli bir organize suç örgütünün tehdidi altındadır. Türkiye’de hukuk-adalet-özgürlük askıdadır. Erdoğan’ın ağzından çıkacak her laf, maalesef “kanun” hükmündedir, İstediği adamı zindana attırabilir, istediğini çıkartabilir. Böylesine kontrolsüz güç, dikta rejimlerinde bile yoktur.
Diyarbakır’daki kadın için trafik kuralı ne ise, Erdoğan için de demokrasi odur.
Erdoğan, FETÖ/PDY adlı terör örgütüne neler verdiğini Savcılara ve Türk Milletine anlatmak zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 84 milyonda
1 hisse sahibi olarak, bunu devletimden talep etmek, en doğal hakkımdır…

Gelelim “ŞAPKA” meselesine! Sevgili Gençler;
Güzel ülkemizde Bademlerin yaptığı üç beş tane, yapımında kesin şaibe bulunan eser haricinde ne kadar dünya çapında, baraj- demir çelik-petrokimya-boru hatları-otoyollar-enerji hatları-sanayii tesisi-istihdam ve katma değer üreten tesisler varsa, yapımında Demirel’in emeği, teri, bilgisi ve katkısı vardır.
Demirel, Bademler gibi taklitçi değildi. O bir proje adamıydı.
Düşünür, projelendirir, devletin uzmanlarını çalıştırır, finans problemini çözer ve yatırımı başlatırdı. Devletin olanakları elverdiğince de tamamlatırdı.
Cennetmekân Demirel çok zeki ve çok esprili biriydi..
Gazeteci, Demirel’e sorar; Efendim her darbeden sonra şapkanızı alıp gittiğiniz söyleniyor. Ne dersiniz?”
Demirel yanıt verir; “Şapkayı bırakıp öyle mi gideydim kardeşim!”

Demirel, Türk Milletini onun kurumlarını, gözü gibi sever ve üzerlerine titrerdi. Özellikle Cumhurbaşkanlığı zamanında Türk Ordusunun değerli komutanları ile sık-sık sohbet eder ve ordumuzun da demokratlaşması ve modernleşmesi için insanüstü gayret sarf ederdi. Demirel aynı zamanda halkla çok iyi iletişim kurabilen mükemmel bir meydan hatibiydi. Hiçbir darbe sonrası halkı sokaklara çağırmadı. İsteseydi bunu çok rahat yapabilirdi. Hiçbir vatandaşının burnu kanamasın diye bunu asla ve bilerek yapmadı.
Demirel için, 6 defa darbe yoluyla gittiğini söyleyip alay eden Bademler, Demirel’in 7 defa demokratik seçimle, Türk Milletinin desteğiyle geldiğini söylemezler.
Demirel, sıkıntıyı kendi çekti, dava arkadaşları seve-seve çekti ama
Türk Milletine sıkıntı çektirmedi.

Demirel namuslu bir Devlet Adamıydı. Maruz kaldığı darbelerin hiçbiri ona tek bir kuruşun hesabını soramadı…
Demirel’i yaşamı boyunca iki yeğeni çok üzdüler ve istismar ettiler.
Demirel Başbakan iken “Hayali İhracat Kaçakçılığından” aranan Yahya’yı hapse kendisi attırdı.
Cumhurbaşkanı iken, Yeğen Murat’ın bankasına el koymak isteyen Bakanlar Kurulu Kararını anında imzalayarak, yürürlüğe koydurdu. Bu olayın canlı şahidi Sayın Hüsamettin Özkan’dır.

Nur içinde yat Sayın Cumhurbaşkanım. Unutulmayacaksınız, unutturmayacağız!

Sağlık ve başarı dileklerimle 19 Şubat 2025
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı

YAZARLAR

  • BIST 100

    11288,05%-0,71
  • DOLAR

    41,10% 0,23
  • EURO

    47,98% -0,04
  • GRAM ALTIN

    4562,43% 1,19
  • Ç. ALTIN

    7244,37% 0,74
  • Pazartesi 34.7 ° / 17.3 ° Güneşli
  • Salı 34.7 ° / 19.6 ° Güneşli
  • Çarşamba 34.5 ° / 16.7 ° Güneşli

Balıkesir

01.09.2025

  • İMSAK 05:02
  • GÜNEŞ 06:30
  • ÖĞLE 13:14
  • İKİNDİ 16:53
  • AKŞAM 19:48
  • YATSI 21:10