Böyle olağan üstü durumlarda siyaset konuşulmaz. Bazı kişiler siyaset konuşulmuyor diyebilirler. Yapılanlara ve söylemlere bakıldığında buram, buram siyaset konuyor. Belediyeler devletin bir kurumudur. Belediye başkanları devleti yönetenler gibi seçimle gelirler. Devletin görevi nasıl vatandaşına hizmet etmek ise. Belediyelerde kendi illerinin vatandaşlarına hizmet etmektir. İller bir yerde devletin yapacağı hizmetleri yaparak iktidarların işini kolaylaştırıyor. Cumhurbaşkanı bir zamanlar mahalli idarelere yetki verilmelidir diyordu.
Büyükşehir kuralına ne için geçildi? Belediye başkanlarına yetki verilmesi içindir. Gelelim şimdi esas meselemize. Devlet her şeyi ben yapacağım derse. İşin içerişimden çıkamaz. Bir maske sorununu dahi çözemediler. Belediyelere yetki vermeyi bırakın. Belediyelerin yetkileri ellerinden alınıyor. Bu maske işini belediyelere verselerdi. Maske işi çoktan çözülmüştü. Hangi şehir olduğunu bilmiyorum. Amma tahminimce İzmir belediyesi Banka matik gibi, maske matik yapmış.
Tedbirini de almış. Vatandaş maskesini rahatlık içinde alıyor. İktidar olmaz maskeleri ben vereceğim diyor. İyi güzelde belediyeler bu ülkenin kurumu değil mi? Para ile maske satışı yasak. Pekiyi 65 yaş üzeri maskeyi nereden temin edecek? Devlet vermiyor! Bu 65 yaş üzeri hiç mi dışarı çıkmayacak? Bu iş o kadar kolay değil? Yarın virüsten hastalanan kalmadı. Bu iş orada kapanmaz. Uzun bir süre daha dışarı çıkışlarda devam edecektir. İş bitti kural bitti olmaz. Kurallar devam edecektir.
O zaman bu 65 yaş üzeri nereden maske temin edecek? Satışı yasak! Bu iş belediyelere verilmiş olsaydı. Maske sorunu diye bir sorun kalmazdı. Devlet böyle küçük işlerle uğraşma yerine. Evine ekmek götüremeyenlerin, Elektrik, doğalgaz, su ve kirasını ödeyemeyenlere el atması gerekir. Devlet bedavamaske verese ne olur? Vermese ne olur? Esas mesele Vatandaşın zaruri ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Maliye bakanı şu kadar kişiye bin lira verdik diyor. O para milletin kirasını bile karşılamaz.
En küçük bir çay ocağının kirası bile 2-3 binden aşağı değil. Adam şimdi çay ocağını kapattı. Oranın kirasını nasıl ödeyecek. Böyle kişiler köyden koparılan kişiler. Ankara ve İstanbul belediyeleri hakkında içişleri bakanı tarafından soruşturma açılmış. Nasıl para toplarsınız? Bu belediye başkanları vatandaşın seçtiği kişiler. Belediye başkanları iktidarın partisinden değiller. Bunlara bağış toplamak yasak. Öylemi? Bunların önünü kesmek demek vatandaşı cezalandırmak demektir. Manasını çok iyi biliyorum da.
Kendisinden olan belediyeler para toplayacak. Cemaatler para toplayacak bunlara yasak olmayacak.Seçmenine şirin gözükecek. Öbürleri nal toplayacak. Halka hizmete ayrımcılık olmaz. Yardım kimden gelirse gelsin. Vatandaş kimden geldiğine bakmaz. Allah razı olsun benim ihtiyacımı karşıladılar der. Ankara belediyesi çok güzel bir olayı gündeme getirdi. Yardım etmek isteyenlere. Bize para getirin demiyor. Mahallenizde veya semtinizdeki bakkallara borcu olanların borçlarını kapatın diyor.
Vatandaş bu çağrıya cevap verdi. Bundan güzel ne olabilir. Vatandaş borcunun kim tarafından ödendiğini bile bilmiyor. Tam İslami kurallara uygun bir yardım şekli. İslamiyet’te sağ elin verdiğini sol el görmeyecektir denir. İktidar belediyelerle elbirliği yaparak bu işi daha kolay halletmelidir. Olan vatandaşa oluyor.
Balıkesir de son günlerde Virüs olaylarında artış var. Balıkesir biraz dikkatli olması gerekiyor. Hiç kimse bana bir şey olmaz demesin. Bu lanet virüsün şakası yok. Kurallara lütfen uyalım. Hem kendimiz için hem de çevremizdeki kişiler için. Keşke şöyle yasaydım demek. Hiçbir işe yaramaz. Eve de kalmak bir gün biter. Bir şey kaybetmeyiz. Amma gidenler geri gelmez. Birde bu işin vicdani durumu var. Birisine virüs bulaştıracak olursak. Vicdan azabı çekmekte var. Saygılarımla.
Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 18 -04-2020 Mustafa KOÇAL
