Tank palet fabrikasının satışı üzerinden yapılan konuşma. Döndü dolaştı ordu üzerinden polemik yapmaya dönüştü. Herkes kendi gözündeki merteği görmüyor. Karşısındakinin gözündeki çöpü görüyor. Bu orduya kumpas kuranlar nerede? Ergenekon davasında. Yargılanan ordu değil miydi?
Ergenekon davasının savcısı kimdi? Ordu sanık terör örgütü mensubu gizli tanık değil miydi? Bu gizli tanığı getiren kimdi? Genelkurmay başkanlığı yapan İlker Başbuğ terör örgütü kurmak ve yönetmekten yargılanmadı mı? Yargılanan kuvvet komutanlarına ve diğer subay ve astsubaylara ceza verilmedi mi? Bu davalar görülürken iyi ki bu generallerle savaşa falan girmemişiz denilmedi mi? Zir vadisine kepçelerle ve televizyon yayın aracı ile mühimmat aramaya gidilip. Canlıyı yayın eşliğinde bomba roket bulunmadı mı?
Bu vadiye mühimmat gömüldüğünü kim biliyordu. Koyanlar elleri ile koydukları gibi, elleri ile budular. İstanbul boğazında tabanca aradılar. Elleri ile koymuş gibi buldular. Camileri bombalayacaklardı. Kendi uçağımızı düşüreceklerdi denilmedi mi? Hatırlarsınız arsalarda mermiler boş kovanlar bulunuyordu. Ordu bağırsaklarını temizliyor denilmedi mi? Hüseyin Çelik Ordu içindeki kazuratları (pislik) temizleniyor demedi mi?
Yargılananlara çeşitli cezalar verilmedi mi? Anayasa mahkemesi Delil olarak sunulan CD’lerin sahte olduğunu ortaya çıkarınca. Yargılananların hepsi berat etmedi mi? Devlet bunlara yüklü tazminatlar ödemedi mi? O zaman bu ülkenin ordusu şanlı Türk ordusu değil miydi? İç hizmet kanununda ordunun görevi Türkiye Cumhuriyeti’ni korunmak ve kollamaktır. Diyen maddesi değiştirilmedi mi?
Ordunun görevi dışarıdan gelecek tehdit ve saldırıları önlemektir şeklin de değiştirilmedi mi? Ergenekon davasından sonra orduya bu kumpası kuranlardan neden hesap sorulmadı? AKP’li bir şahıs Cumhuriyetçiler ile FETÖ’cüleri birbirine kırdırarak biz yolumuza devam ettik demedi mi? Şimdi tank palet fabrikasının satışından dolayı yapılan eleştiriler üzerinden polemik yapılıyor. Bu satılan tank palet fabrikası ordunun malı değil miydi?
Evet, ordunun malı idi. Ordunun malı satıldı sözü çarpıtılarak başka yere çekildi. Stratejik öneme haiz yerler ve işletmeler yabancıya satılamaz. Burada sizlere bu satış ile ilgili bir şey hatırlatayım. AKP’nin maliye bakanı Unakıtan vardı. Satışlar başlamıştı. Satışları eleştirenler. “Bizim için stratejik öne mi varmış. Hiç önemli değil. Parayı bastıran düdüğü çalar” demişti. Ta o zamandan beri ayni düşünce devam ediyor. Gündem değiştirilerek gündem deki olayların gündeme gelmesi önlenmiştir. Virüs salgını yüzünde millet perişan bir durumda. Sokakta kime mikrofon uzatılırsa geçinemiyoruz diye feryat ediyor. Esnafın durumu içler acısı. Tuzu kurular hariç. Bütün kesimlerin hali perişan.
Köylüsü, çiftçisi, sanayicisi, üreticisi, hayvan yetiştiricisi, sağlık çalışanları, işçiler, emekliler geçim sıkıntısı çektiklerini belirtmek için feryat ediyor. Bunların feryatlarını gündemden düşürmek için Ordunun malı olan tank palet fabrikasının satışı üzerinden yapılan eleştiriyi. Başka bir mecraya çekerek. Ordu üzerinden polemik yapılıyor. Yukarıda orduya yapılanları ve söylenenleri yazdım. Artık yorumu sizlere bırakıyorum. Saygılarımla.
Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
05-12 – 2020 Mustafa KOÇAL



