Çağdaş insan örgütlü insandır.
X X X
İnsanların toplu yaşama geçtikleri, ilk yerleşik topluluklarının harcı atıldığı andan itibaren toprağa+suya+üretime sahip çıkanlar, ruhban sınıfı (din adamları) yürütme erkini ele geçiren yöneticiler(kral, şah, sultan vb) çalışan halka karşı örgütlendiler. Sömürünün ve köleliğin sürmesi için. Bu egemen sınıfa karşı ezilenlerle bir araya gelerek ÖRGÜTLENMENİN GEREKLİLİĞİNİN TOHUMUNU ATTILAR. Zenginlerin örgütüne karşı yoksulların örgütü.
X X X
Bugün 21. yüzyılda da insanın tek istediği, örgütlenmenin en haklı boyutu YAŞAMAK isteğidir.
İlk örgütlemeden bu yana her örgütlenme SINIFSAL'dır.
Yoksulların, emekçilerin, işçi sınıfının, bireylerin bir araya gelerek oluşturdukları STK'lar (sivil toplum kuruluşları), cemaatler, dernekler, sendikalar, tüm örgütler hep GÜCE KARŞI-GÜCLÜYE KARŞI-YÖNETENLERE KARŞI-DEVLETE KARŞI insanların daha iyi yaşamak, özgür ve dayanışma içinde yaşamak için verdikleri mücadelelerin birlikteliğini güçlü kılmanın yoludur.
X X X
Örgütsüz insan yalnızdır.
Örgütsüz insan güçsüzdür.
Zavallıdır.
Savunmasızdır.
X X X
İnsan ve toplumun yaşam düzeyini, çağdaşlığını, gücü, geleceğini belirleme iradesini örgütlenmesi belirler. Örgütlenmenin gücünü egemenlerin gücünden alan işçi sınıfının kurtuluşu da ancak örgütlenmesinden geçer. Kendi sınıfının kurtuluşunun mücadelesi, egemenlerin yanında saf tutan SARI örgütlenmeden değil, gerçek örgütlenmeden geçer.
X X X
Çağdaş insan, örgütlü insandır.



