Bir ülkenin var olmasının, dünya ülkelerinin arasında saygın bir yer almasının olmazsa olmazı, insanlarının sağlıklı, eğitim ve öğretimle donanımlı olması ve ülke kaynaklarına çağdaş bilim ve teknoloji ile üretim yapmasına bağldır.
X X X
“Önce sağlık” deriz ya…
Ülkenin insanları sağlıklı olsalar iyi bir eğitim-öğretim alırlar, üretimin her boyutuna katılabilirler.
Hasta olan, hastalıkla uğraşan insanlar ne iyi bir eğitim-öğretim alabilirler, ne de üretimin her boyutuna katılabilirler.
Böyle bir toplum, hızla değişen dünyada, durmadan gelişen ülkeler arasında yer alamazlar.
Hastalıklarıyla uğraşan bir toplumdan, çağdaş, demokratik, ileri bir yaşam düzeni sağlaması beklenemez.
X X X
“Eğitimdir ki bir milleti ya özgür kılar, ya da tutsak eder” diyor, Mustafa Kemal Atatürk.
Sağlıklı insanlardan oluşan bir toplumu, çağdaş, bilim ve fena dayanan, gelişim ve değişimleri an be an izleyen, öğrenen, anlayan, uygulayan bir düzeye getirirseniz, o toplum en ileri ülkeler arasında verim alır. AKIL ve BİLİM rehberliğinde yapılan eğitim ve öğretim, bir toplumu çağdaş, müreffeh, mutlu insanlar ülkesi yapar.
X X X
Sağlıklı ve tartışan, öğrenen ve uygulayan insanlar, aklın ve bilimin öncülüğünde öyle muhteşem üretim potansiyeli gösterir ki, toplumun insanları, üretmenin ve paylaşmanın mutluluğunda, geleceği kurmanın, yaratmanın kıvancını duyarlar.



