Hz. İsa, çarmıha gerilirken, acılar içinde yakarır:
“Eli, eli, lama sabah tani”
Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?
Babası Tanrı, oğlunun sesini hiç duymadı.
X X X
İlk yasa koyucu, Tanrı’dır:
“Bu ağacın meyvesini yemeyeceksin!”
Havva anamız dinlemedi, Tanrı’nın yasasını.
Adem babamız ile birlikte meyveyi yedi.
Ceza olarak, cennetten kovulup, yeryüzüne indirildiler.
Ve sonra onlar da ilk yasalarını koydular.
İnsanoğlu, yasalardan kurtulamadı.
X X X
Şu kapitalist düzende…
Ahlaksızlık herkesin ahlakı oldu.
İkiyüzlülük, hırsızlık, yalan-dolan, ihanet, güç korkusu, yalakalık…
Toplumun çürümesi öyle boyutlara vardı ki, güzel insanlar kendi kolonilerine çekilerek, bu bulaşıcı hastalıklardan korunmanın derdine düştüler.
Ne mümkün!
X X X
“Ben iyi bir öğrenciyim, hep öğreniyorum” diyen Sokrates’le, bir Atinalı aristokrat dalga geçer. “İyi de ne zaman öğreneceksin?” der. Sokrates, “Ah, bir bilsem, sana da söylerim” diye yanıt verir.
X X X
Küçük adamın vatanı, dini, ırkı vardır.
Büyük adamın bunlardan hiçbiri yoktur.
Onun sadece parası ve iktidarı vardır.
X X X
KENDİ ÇIKARI İÇİN,
BAŞKALARINI ve TÜM TOPLUMU AŞAĞILAYAN
HERKES
İNSAN MÜSVEDDESİDİR.
