90 Milyona yaklaşan nüfusumuzla devasa bir ülkede yaşadığımızın ne kadar farkındayız çok da bilemem ama gelişmekte olan bir ülke olarak şu son beş yılımıza baktığımızda sosyal, siyasi ve ekonomik olarak dünyamızdaki pek çok ülke gibi çeşitli olumsuzluklarla karşılaştığımızı söyleyebiliriz.
Tamam, çeşitli olumsuzlukları anlarım ama bizleri diğer pek çok ülkeden ayıran bir özelliğimizin de ben, bizim, dünyamızın en zor jeopolitik bir coğrafyasında yaşadığımızı ve de karşı karşıya kaldığımız ciddi sorunları çözebilmek için de ne yazık ki ABD ve Rusya gibi süper güçlerle mücadele etmek adına mevcut gücünün büyük bir kısmınıbu manada harcamak zorunda kalan bir ülkeden söz ediyoruz.
Dolayısıyla işimizin çok da kolay olmadığını söylemeye çalışıyorum.
Bu arada unutmayalım ki içerde ve dışarıda yaşanan onlarca soruna rağmen güncel hayatımızda devam ediyor, edecekte. Burada önemli olan hususun ben toplumun birlik ve beraberlik adına moral ve motivasyon değerlerinden uzaklaşmaması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle yaklaşan seçimler nedeniyle siyaset dilimizin kullanılmasında başta siyasiler olmak üzere hepimize ciddi görevler düştüğünü bir kez daha dile getirmek isterim.
Biliyoruz ki seçimler beş yılda bir yapılıyor. Demem o ki, iktidarda veya muhalefette kim olursa olsun fark etmez, geçen 5 yıl içerisinde seçmenler tarafından partilerin tanındığını, takip edildiğini ve bunun sonucu olarak da beklentilerine ne kadar cevaplar alabileceği hususunda da bireylerin kararlı olabileceklerini düşünüyorum. Demem o ki, şu önümüzdeki bir ayda çok fazla siyasi mücadeleye de gerek olmadığını, herkesin kafasında bir kararın çoktan oluştuğunu, bunun da kolay kolay değişemeyeceğini görüyorum.
Sonuç olarak bizde çağdaş toplumlar gibi aşırılıklardan kaçınarak sağlık içinde huzurlu bir ay geçirelim diyorum.
