Yaşlılar dünyayı okuyamazlar.
Onların alfabesi antik oldu. Var olanı ve olacağı hep gençler okuyor, okuyacak.
Yaşlılar soru soramıyor.
Merak ve soru sormak gençlerin tekelinde.
X X X
Din hiçbir zaman toplumların rotasını çizmemiş, belirlememiştir.
Toplumların gelişim ve değişim rotasını BİLGİ belirlemiştir.
X X X
“Yüz yıl, bin yıl, bir milyon yıl sonra DÜNYANIN HALİ NE OLACAK?” sorusunu din adamları değil, bilim adamları soruyor.
X X X
Yaşlılar korkar.
Kaybetmekten.
Evleri, köşkleri, maaşları, çay kahve saatleri, siestaları vardır. Oysa gençlerin kaybedecek bir şeyleri yoktur.
Onun için korkmazlar.
X X X
Tarihin kalemi yoktur.
Silgisi vardır.
X X X
Birinci ve ikinci dünya savaşına bakınız.
Savaşın ülkelerine bakınız.
Ölüme giden milyonlarca insan.
Bugün bu ülkeler savaşacak, orduya katılacak asker bulamıyor. Savaş hikâyeleri ve kahramanlık heykelleri çok geride kaldı artık.
X X X
Tanrı’nın hatası ne mi?
CEHENNEMİ YERYÜZÜNDE KURMAMASI.
X X X
Yüreğimi bir türlü temizleyemedim.
Öfke ve kinin karanlığı.
İlkellik ve cahilliğe karşı yüreğimde büyüyen öfke ve kin.
Taşıyamıyorum.
X X X
Korkuyorum.
Güç’ten korkuyorum.
İktidardan, egemenlerden, diktatörlerden, silâhtan…
Ve her Güç’ten nefret ediyorum.


