Temel evlenmiş, bir süre sonra karısı Fadime hamile kalmış.
Sokaklara fırlayan Temel, günlerce “Oğlum olacak, oğlum olacak” diye naralar atmış!
Karadenizli arkadaşları ve akrabaları onu “Erkek çocuk babası olacak” diye hararetle kutlamışlar.
Aylar geçmiş, doğum yaklaşırken Temel, aldığı cazip bir iş teklifi üzerine yurt dışına çalışmaya gitmiş. Birkaç ay sonra da Fadime doğum yapmış. Bir de bakmış ki bir kız çocuğu…
Kocasının erkek çocuk takıntısını bilen zavallı kadın, “Eyvaah! Yandım ben! Temel’e nasıl söylerim kız doğurduğumu?” diye ağlamaya başlamış. Kendine gelince Temel’e şu mektubu yazmış:
“Temel’ciğim, canım kocacığım, müjde, bir çocuğumuz oldu. Elleri, ayakları, gözleri, kaşları, ağzı, burnu aynı sen, gerisi ben!”



