Uzun zamandır ABD ile Türkiye arasında yaşanan bir dizi anlaşmazlık devam ederken tam da bu sırada ortaya çıkan bir F-16 mektubunun siyasi ortamlarda büyük bir sürprizle karşılandığını görüyoruz. Daha düne kadar Türkiye karşısında çeşitli yaptırımlar peşinde koşan ABD’leri şimdi ne değişti de Türkiye’ye F-16 satışına istekli görünüyorlar merak konusu bu gün..
Anladığımız kadarı ile ABD Dışişleri Bakanlığı Amerikan senatosuna gönderdiği mektupla, Türkiye tarafından talep edilen 40 adet F-16’nın Türkiye’ye satılması için olumlu bir görüş verilmesi yönünde istekte bulunulmuş.
Böylesine önemli bir değişimin sebebi ne olabilir acaba? Hatırlarsak eğer son yıllarda başta Suriye’de yaptıkları çalışmalar olmak üzere birçok konuda karşı karşıya kaldığımız ve hatta hiç anlaşamadığımız birçok konuda yaptırımlar peşinde koşan ABD şimdi yüzünü ülkemize çevirmiş gibi bir görüntü çiziyor.
Bu konuda en önemli gelişmenin ben bir ay önce başlayan Ukrayna- Rusya savaşı ile yakından ilgili olduğunu düşünüyorum. Özellikle Rusya tarafından Ukrayna’nın işgal edilmeye başladığı günlerde ne NATO’nun ne yapması gerektiği noktasında ne de Avrupa ülkeleri arasında yaşananlara baktığımız da derli toplu bir siyasi duruştan ziyade Amerika’nın başını çektiği yaptırımlarla yetinildiğini dolayısıyla Ukrayna’nın yanında ciddi bir duruş gösterilemediğini görüyoruz.
Türkiye ise tüm dünyanın dikkatini çekecek kadar sağ duyulu, şeffaf ve taraflara bakışı ile güvenilir bir siyasi figür olarak ortaya çıkıverdi. Başta BM olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerden barışa dönük katkıları nedeniyle büyük övgüler aldığına şahit olduk.
Ve AMERİKA’NIN bence şu yaşananlardan sonra önümüzdeki yıllara bakarak RUSYA karşısında yeniden stratejik bir plan, stratejik bir arayış içine girdiğini düşünüyorum. Bu konuda hem güçlü bir siyaset arayışı hem de güçlü bir ordu arayışı veya tercihinden diyelim Türkiye ile dünden farklı bir yola girmek istediğini anlıyorum bu mektuptan.
Bu arada özellikle Türkiye’yi önemseme konusunda Nato genel sekreterinin gösterdiği ağırlığının bir sebebi olduğunu ve hatta çok da bilemem ama ABD’li yetkililerle kapalı kapılar arkasında Türkiye’nin konuşulduğunu ve dolayısıyla Türkiye’ye karşı yapılan olumsuz tavırların Nato’nun yararına olmadığını, hatta olamayacağının ABD’ye anlatıldığını düşünüyorum. Özellikle Rusya gibi doğuda yükselen bir değer karşısında gerek siyaseten gerekse askeri açıdan caydırıcı bir güce ihtiyaç varsa eğer bunun yolunun da Türkiye gibi güçlü bir ülkenin kaybedilmesi değil mutlaka kazanılması gerektiğinin altının çizildiğini düşünüyorum.
Sonuç da bu mektubun gerek lobiler gerekse siyasiler tarafından ne kadar etkili olabileceğini göreceğiz.



