Kendi faturalarım üzerinden bir değerlendirme yapacağım. Geçen sene ile bu seneki faturalarımın değerlendirmesi. Geçen sene su faturası 40- 45 lira geliyordu. Bu sen 85 –90 lira geliyor. Elektrik faturası gecen sene 85- 90 lira arasında geliyordu. Bu sene 150 – 180 arasında geliyor. Doğal gaz geçen sene en yüksek fatura 400 civarında geliyordu. Bu sene en yüksek 590 lira geldi. Önce elektrik faturasından başlayalım. Kayıp kaçak elektrik bedeli. Doğuda kaçak elektrik çok kullanılıyor. Bunları şehir şehir kaçak elektrik miktarlarını verdim. %70 kaçak elektrik kullanan şehir var. Doğu Anadolu’dan batıya doğru geldikçe oran düşmeye başlıyor. Mesela Balıkesir de %8 en az kaçak elektrik kullanan şehir Denizli %1.Fakat faturalara yanşaya kaçak elektrik bedeli. %30 civarında. Türkiye genelindeki kaçak elektrik bedeli tek rakam. Birde saat okuma bedeli var. Biliyorsunuz elektrik dağıtımı özelleştirildi. Şirketler saat okutmak için işçi alıyor. Bunlara belli bir maaş ödüyor. Faturaya sayaç okuma bedeli koydular. İşçiye ödediği maaşı bizlerden aldığı gibi? Bunlara maaşı ödüyor. Saat okuma bedelinden de şirkete para kalıyor. Eskiden saat okuma bedeli faturada gösteriliyordu. Artık onu gizlediler fakat nereye ekledikleri belli değil. Kaçak elektrikleri herkes kendi şehrinin kaçağını ödese bizlerin faturası bu kadar kabarmaz. Eskiden bu kaçak elektrik bedelleri için. Tüketiciler derneğine müracaat ediliyordu. Kaçak elektriğe ödenen para geri alınıyordu. Berat Albayrak enerji bakanı iken bu kaçak elektrik parasını kanunlaştırdı. Bir de madde koydurdu itiraz edilemez. Artık itiraz etme hakkımızda elimizden alındı. Her şey şirketlerin lehine çıkarılıyor. Faturalara yansıyan okuma parası kullandığın miktara göre değişiyor. Az kullanana az, çok kullanana daha fazla saat okuma bedeli faturaya yansıyor. Az kullananlar mükâfatlandırılıyor. Çok kullananlar cezalandırılıyor. Geçenlerde meclis başkanlığına enerji bakanının cevaplaması için bir önerge verilmiş. Kaç abonenin elektriği kesildi diye sorulmuş. Enerji bakanı bir rakam vermiş. Merak ediyorum doğuda elektriği kesilen kaç kişi var. Olduğunu tahmin etmiyorum. Bir ara Tayyip Erdoğan doğuda bir yerde miting yapıyordu. Orada şöyle dedi. “Buralarda bu aralar kaçak elektrik kullanımı arttı. Kaçak elektrik kullanmak haramdır” dedi. İyi güzelde bu haram olan şeyi bize neden ödetiliyor. Geçen seneye göre faturalar aşağı yukarı %100 artmış durumda. Birde elektriğe her ay %1 zam yapıldı. Bazılarına gelen zamların ne kadar olduğu bilinmiyor. Bu günlerde bazı şeyler gizleniyor. Örnek şehir hastanelerine sağlık bakanlığının ödediği kira bedellerinin açıklanması yasaklandı. Şehir hastanelerine de garanti ödemesi yapılıyor. Birde su faturalarında kullandığın suya KDV ödüyorsun. Birde atık suda KDV ödüyorsun. KDV’nin de KDV’sini ödemiş oluyoruz. Vatandaşı fakirleşmesine Faturalarda etken oluyor. Elektrik faturalarında kesilen TRT payının kaldırılması için. Meclis başkanlığına önerge verildi. AKP ve MHP milletvekilleri tarafından ret edildi. Sanki TRT’nin bu paraya ihtiyacı varmış gibi.
Padişahın birisi vezirine şu millet ne yapıyor bir dolaşalım demiş. Çıkmışlar şehir içerisinde dolaşmışlar. Birazda köyleri gezelim demiş. Şehirden çıkmışlar ilk önlerine gelen köye girmişler. Girişte bir kızın evinin önünde oturduğunu görmüş padişah. Kıza selam vermiş. Bize su verir misin demiş. Kız hemen su getirmiş vermiş. Padişah kıza baban nerede demiş. Kız biri bin yapmaya gitti demiş. Annen nerede demiş. Kız biri iki yapmaya gitti demiş. Eviniz güzel amma bacası yamuk demiş. Kız dumanı doğru çıkar demiş. Sana bir kaz göndersem tüylerini yolar mısın demiş. Kız en ince tüylerine kadar demiş. Veda etmişler ayrılmışlar. Ertesi gün padişah veziri çağırmış. Dün ilk köyde, kıza bir şeyler sordum. Kız hepsine bir cevap verdi. Bu cevapların ne anlama geldiğini biliyor musun demiş. Vezir bilmiyorum demiş. Sana bir gün süre veriyorum. Bunların anlamını öğrenmezsen seni azat ederim demiş. Vezir hemen yola koyulmuş. Kıza gitmiş sormuş. Padişah sorular sordu. Bunların anlamını bana söyler misin demiş. Kız her cevap için 10 altın isterim demiş. Vezir tamam demiş. Babam biri bin yapmaya gitti dedin. Babam tarlaya tohum atmaya gitti. Bir bin yapacak dedim. Anneni sordu. Annem ebe doğum yaptırmaya gitti. Biri iki yapacak dedim. Eviniz güzel amma bacası yamuk dedi. Bana sen güzelsin amma gözlerin şaşı dedi. Bende sen benim kalbimin güzelliğine bak dedim. Peki bir tavuk göndersem dedi. Bu ne idi demiş. Kız oda sendin vezirim diye cevap vermiş. Kız her cevap için 10 altını almış. Şimdi vezirin yerini biz aldık. Şirketlerde bizi soyuyor. Çünkü şirketler bu ülkenin olmazsa olmazı oldu. Varsa da yoksa da şirketler var. Vergi affı bunlara yapılır. Krediler bunlara çalışır. Bütün ihaleleri belli şirketler alır. Bu şirketler yap işlet modeli ile garantili iş yapıyorlar. Yaptıklarının hepsine garanti verildi. Verilen garantilerin hiç biriside tutmadı. Ülkenin şu sıkıntılı döneminde dahi garantiyi almayalım demediler. Hiç birisi böyle bir dönemde yardım kampanyası yapmadı. Ceplerinde akrep var mübareklerin. Saygılarımla.
Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere. Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
16 – 04 – 2021 Mustafa KOÇAL



