İnsanın belki de en zor yaptığı şey kendi gerçeğiyle yüzleşmesi. Dışarda verilen görevlerde takındığı roller uğruna kendinden ne kadar ödün verdiğinin farkına varması belki korktuğu en büyük gerçeği. Çizdiği bir film karakteri gibi iki kişiliği birden sürdürmesi zor oluyordur belki. Hangisi gerçek kendisi o bile unutmuştur.
çoktan kolay mı yıllarca olmadığı bir kişiymiş kişilikmiş gibi davranmak, nabza göre şerbet vermek, işine geldiği gibi sırt sıvazlamak, işine gelmeyenin arkasından kuyu kazmak. Bütün bunları yaparken de aptala yatmak.
Oscar ödülleri film aktris yada aktörlerine biçilmiş bir ödül ancak hayatın içinden öyle karakterler çıkıyor ki ayakta alkışlamamak elde değil. Aynada çalışılmışcasına mimikerle poz üstüne poz verip gerçek kimliğinde çatışma yaşamak oldukça ironik durumlar yaratmakta. Çevremize dikkatlice baktığımızda oldukça fazla ama kişiler birbirlerinin yüzüne bu doğruyu haykıracak kadar cesur değil. Herkes göbekten bağlı kendi karanlık açıklarıyla birbirine o yüzden kimse "kral çıplak" diyemiyor.
Birden ışıklar yanıyor herkes birbirine övgüde, jestler havada uçuşuyor. Gün sonunda kimse kimsenin gerçek derdiyle ilgilenmiyor. Takıp at gözlükleriyle bakmak çevreye en kolayı zahmetli iş birinin derdini dinlemek şifa olmak, çözüm bulmak, yanında olup manevi destek vermek.
Herkesin telaşı başka. Kariyer hırsı silip atmış içindeki vicdanı kimin üstüne basıp geçtiğini umursamadan yoluna devam ediyor kör etmiş bakışlarını sahte zaferler, yok ettiği yaşamlar rüzgar esintisi kendince. Yüzleşmek kolay değil gerçek kendiyle çoktan vazgeçmiş pişmanlıklarının bedelini ödemekten, ışıklar yansın, alkışlar karşılasın, yalancı tebessümlerde gece akıp gitsin.
Tüm bel bağladığı doyum bu olmuş her bir çehrenin. Bir amaç yok, idealler yok, ölmez eserler bırakmak kimin neyine, günü kurtarmak var, bol kahkahalı masalardan takdir almak sığ düşüncelerde önemsenme ihtiyacı besliyor.
Varlık sebebimiz önemli, kimliğimiz, kim olduğumuz, yarın bizi örnek alacak nesillere bunu borçluyuz. Biz daha kendimiz kim olduğumuzu bilmezken, başkasından nasıl bir başarı hikayesi bekleriz.
Maskelerden kurtulup gerçek kişiliğimizle yola devam ettiğimizde kim düşüp gelecek arkamızdan, kendimizi inandırdığımız sahte yaşamlarımızdan kim nasiplenecek, yaktığımız ateşin ışığında kim aydınlanacak, kim aydınlıklar yaratacak çürümüş ruhlardan medet umarak yaşanmaz.
Felsefesi, fikri, somut dokunuşu olan bireyler ileri taşır her ferdi. Örnek aldıklarımızın; hayatı, yaşamı, yorumlayışına da bakmalı. Madalyonun iki yüzü olduğunun bilincinde olarak
