Menü Bandırma Manşet - Bandırma, Erdek, Gönen, Manyas  Haberleri - Güncel Son Dakika Olayları
Erhan GÖÇMEN  Göçmen/yorum

Erhan GÖÇMEN Göçmen/yorum

Tarih: 24.04.2021 13:52

1915 ERMENİ OLAYLARINI

Facebook Twitter Linked-in

   90’lı yılların sonunda yerel gazetelerimizde yazılar yazmaya başladığım zamandan bu güne kadar defalarca yazdığım Ermeni Konulu yazılarımdan bir tanesini bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Üzerinde fazla değişiklik yapmadan yaklaşık 15 yıl önce yazdığım bir yazımı izninizle tekrar kaleme alıyorum.

        Tam bir asır önce Van dolaylarında başlayan ve biranda alevlenerek Doğu Bölgemizi yakan Ermeni olayları hakkında bugüne kadar epey sözler söylenmiş olmamıza rağmen bizler, Türk milleti olarak tüm dünya karşısında hala kendimizi anlatabilecek ortamları bulamadığımızı görüyoruz.
Aslında bu konuya yakından baktığımızda yaşananlar konusunda karşılıklı olarak büyük acılar yaşandığını bizler çok iyi biliyoruz ama bu konuda Ermeni tarafı yaşananları siyasete alet ederek olaylardan sadece Ermenilerin zararlar gördüğünü düşünen ve de kabul eden bir anlayışla bir asır boyunca dünyaya anlatıldığını ve hatta bazı ülkelere de kabul ettirildiğini görüyoruz..
Bu konuda aklımın erdiği kadar, okuduklarımdan ve yaşadıklarımdan çıkardığım derslere baktığımda ne yazık ki bizler Türk Milleti olarak bu hassas konuya gerekli önemi ve dikkatimizi vermediğimizi görüyorum. Özellikle 1970’li yıllar sonrası diplomatlarımıza yapılan saldırılarla beraber yavaş yavaş bu konu hakkında çalışmaların yapıldığını ama her zaman ki gibi iç siyasi çatışmalar sonucu bir araya gelemeyen siyasetin yarattığı büyük boşluklardan istifade eden Ermeni iddia sahipleri maalesef dünya kamuoyu önünde epey mesafe kazanmışlardır.
Gerçekten de ne cumhuriyetimizin ilk yıllarında, ne de sonraki çok partili dönemlerinde yani 1975’li yıllara kadar bu konu hakkında dünyaya açılmış bir penceremizin olmadığını üzüntü içinde söylemek isterim. Üzerinde durulmamış. Önemsenmemiş adeta.,
Ama karşı tarafa baktığımızda taa 1926’lı yıllarda Güney Amerika dâhil tüm Batı ülkelerinde çok ciddi çalışmalar yaptıklarını ve yayımladıkları kitap ve broşürlerle tüm dünya üzerinde esaslı bir ALGI yarattıklarını görüyoruz. Farkında mısınız kimse bizi dinelmek istemiyor.
Neden acaba?
Bilgilerinden ve araştırmalarından ötürü mü? Bence asla böyle bir durum yok. Sadece 100 yıl boyunca yaratılan algı çalışması neticesidir tüm bu gelişmeler.
Ve maalesef bizler Türk milleti olarak dün olduğu gibi bu günde biri birimizle uğraşmaktan, bir birimizi yemeye çalışmaktan dışarıya bakamayan alışkanlıklarımız yüzünden zor durumlara düşmekten bir türlü kurtulamıyoruz.
Beğenirsiniz, beğenmezsiniz bakınız, bu gün bu konuda sadece Vatan Partisi Başkanı Doğu Perinçek kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışan bir siyasi aktör ama yalnız kaldığını görüyoruz. Keşke muhalefeti ile iktidar en az bu konuda da olsa yan yana gelerek dünyaya bir görüntü verebilseler. Ama içimizdeki kronikleşmiş düşmanca tavırlarımız yüzünden bu güzel ülkemizi birlikte kucaklamaktan çekinen bir anlayışımız var bizim.
Sonuç olarak istediğimiz kadar arşivleri açıyoruz gelin çağrılarını yapmaya çalışmış olsak da bu konuda en küçük bir fayda göreceğimizi düşünemiyorum. Mesele ALGILARI nasıl kıracağız meselesi olmuştur artık. Yani daha bir zor sokağa girdik ama hala farkında değiliz.
Ve bir kere daha tekrar edelim. Konu Ermeni olayları değil ki konu, her zaman olduğu gibi Türkiye’nin parçalanmasıdır. Bu noktadan hareketle bizim için önemli olanın iktidar olmanın önemini unutmuştum. Demem o ki her zaman yaptığımız gibi kapatalım kapıları, iç kavgaya devam edelim ve bir birimizi üzmeye devam edelim.

  Son küçük bir örnek katkımı da yazmak isterim. Hatırlarsak eğer geçtiğimiz günlerde ABD makamları diplomatımızı şehit eden Ermeni katili serbest bıraktılar biliyorsunuz. Ne yaptık. Adeta hiçbir şey. Ne iktidar ne de muhalefet olarak aramızdaki tartışma ve kavgalardan sıyrılarak esaslı bir tepki veremedik. Çok yazık.
 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —