Menü Bandırma Manşet - Bandırma, Erdek, Gönen, Manyas  Haberleri - Güncel Son Dakika Olayları
Ömer Dede KILIÇ (Köy Esintileri)

Ömer Dede KILIÇ (Köy Esintileri)

Tarih: 21.05.2019 00:45

DEMİR PARMAKLIKLAR ARKASINDAKİ GÜZELLİKLER. - 2

Facebook Twitter Linked-in

Parkinsonlu baba için hapishane artık yabancı gelmiyordu. Arkadan hançerlenmek bu olmalıydı diye düşünüyordu. Hiçbir sebep yokken damadını hapse attıran zalim bir kayın valide, vefasız bir eş, hayırsız evlatlar?

Soğuk bir kış gününün ilk akşamıydı. Evlatlarını yetiştirip meslek sahibi yapmanın karşılığı olarak cezaevinde yatmak oluyordu. Bu vefakâr baba için kara bir gündü. Baba hastaydı, hem de ölümcül hastaydı. Sallanıyordu. Ayakta durmakta zorluk çekiyordu. Baba masumdu. Baba üzgündü. İnanılacak gibi bir şey de değildi. Çünkü iki yıllık  doktor müsveddesi kendini bir ? şey zannedip, fitneci yardakçılarında gaz vermesiyle babaya balans ayarı yapmaya çalışıyordu. Bu evlatlar hayırsız evlatlardı. Baba hastaydı, sadece anne ve zır cahil anneannenin sözüne itibar edilmemeliydi. O bir çuval değildi. Yıllarca kendilerine örnek aldıkları insanı bir çuval gibi bir kenara atmamaları gerekiyordu.

 Herkesin hafızasında kayıtlı az çok adam olamazsın hikâyesi vardır. Çok eskiden bir adamın, haylaz ve yaramaz bir oğlu varmış. Adam, çocuğunun her yaramazlığı sonunda; ´´Oğlum sen adam olamazsın!´´ dermiş. Babasının bu sözü oğlunun çok zoruna gidermiş ve üzülürmüş. Aralarında çıkan bir tartışmadan sonra, bizim haylaz oğlan babasına saygısızlık yapmış. Ve almış başını İstanbul´a gitmiş. Çalışıp, çabalamış. Çeşitli okulları bitirip, bir sürü imtihana girmiş. Sonunda kendi şehrine vali olmuş. Daha koltuğuna oturur oturmaz; ´´Gidin, filan köyde şu isimde biri var, çabuk onu huzuruma getirin.´´ diye emir vermiş. Valinin adamları gidip, söylenen köydeki ihtiyar Ahmet efendiyi bulmuşlar. ´´Seni Vali huzuruna çağırıyor.´´ diyerek, adamı apar topar valinin karşısına çıkarmışlar. Koltuğuna iyice yaslanıp sigarasını tüttüren vali, yani bizim haylaz oğlan sormuş;

- ´´Ben kimim? Beni tanıdın mı?´´

Yaşlı adam büyük bir korku içinde imiş. Oğlunu tanıyamamış.

- ´´Siz vali efendimizsiniz.´´ demiş.

Vali, intikamını almış olmanın gururu içinde,

- ´´Ben senin oğlunum!´´ demiş. ´´Hani sen bana iki sözünün birinde, adam olamazsın, derdin. Bak işte adam oldum, hatta vali bile oldum.´´

Adamcağız meseleyi hemen anlamış;

- ´´Beni ayağına bunu söylemek için mi çağırdın? Ben sana vali olamazsın değil, adam olamazsın demiştim. Yaşlı insanları ayağına çağırmakla ve onların yanında saygısızca sigara içmekle, insanları küçük görmekle adam olamayacağını gösterdin.´´ Demiş.

Parkinson hastası babanın da hayırsız evladına bir diyeceği olmalıydı. Okumuşsun doktor olmuşsun ama adam olamamışsın. Diyerek bir yarayı kapatmaya çalışıyordu. Bunda hayırsız evladın suçu, kendisi hasta babayı dinleme zahmetine katlanmamış, zır cahil, fitne tohumlarını atıp, sonra kenara çekilen fitneci başı Anneanneyi dinlemesiydi. Oysa daha düne kadar kendisinin başhekim yapılması hususunda teşvik eden baba değil miydi.

Hayırsız evlat neden böyle yapıyordu. Neden yediği çanağı kirletiyordu. Yapılanlara bir türlü anlam veremiyordu.       30.12.2018  Ömer KILIÇ


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —