Ülkenin sorunlarının gündeme gelmemesi için. Devamlı gündem değiştiriyor. Sorunlardan kaçılırken daha büyük sorunlar ortaya atılıyor.
Biraz geriye doğru gidelim. Seçimde ülkenin bekası için. Oy istediler ve seçim kazandılar. Suriye ye asker gönderdiler Beka sorunu dediler. Kimseden ses çıkmadı. Libya ya asker göndermeye kalktılar. Beka sorunu dediler. Bu sefer Libya ile ülkenin beka sorunun ne alakası var diye. Eleştiriler gelince beka sorununu unuttular. Bu beka sorunu menfaate dayalı olarak kullanılmaya başlandı. Bu virüs olayı ortaya çıkınca bir şeyler yapmaları gerekiyordu. Amerika dahil olmak üzere 30 ülkeye tıbbi malzemen yardımı yapıldı. Bu gönderilen malzemelerin kutularının üzerine Türkiye Cumhuriyeti devleti diye yazılmadı. Cumhurbaşkanı kendisi gönderiyormuş gibi yazıldı. Amerika ya gönderilen malzemeler ile birde mektup gönderilirdi. Bu mektup tan anlaşılan. ABD ile aramızı düzeltmek olduğu anlaşıldı. ABD kongre üyelerinin, ABD basınının ve ABD vatandaşlarının Türkiye hakkında ki düşüncelerini değiştirmeleri için gönderildiği anlaşıldı. Bu gönderilen yardımlarla onların beğenilerini sağlamaktı. Fakat Türkiye’deki maske olayı her şeyi berbat etti. Vatandaşlara Maskeleri biz parasız vereceğiz dediler. Maske para ile satılmayacak denildi. Vatandaşlar maske sıkıntısı çekmeye başladı. Olmadı şimdi maskenin eczane ve marketlerde paralı satışına karar verildi. Maskenin maliyeti 18 kuruş olmasına rağmen 1 liradan satılması kararlaştırıldı. Bu maske olayının da bir şirkete verildiği bilgisi ortalıkta dolaşıyor. Bu yardım olayından da iş istedikleri gibi olmayınca. Şimdi olay döndü dolaştı gündem darbe olayına kilitlendi. Darbe olursa kim mağdur olacak? İktidar değil mi? Bu bir mağduriyet senaryosudur. Ordu kimin emrinde? MİT kimin emrinde? Emniyet kimin emrinde?
Bunlar iktidarın emrinde iken bu ülkede kimse darbe yapmayı bırakın. Darbenin ismini telaffuz dahi edemez. Ordu olmadan darbenin olması mümkün değildir. Ordu kendi işini düşünmekten darbe düşünmeye zamanı dahi yok. Ordu sınır güvenliğini sağlamak için. Gece gündüz görevini ifa etmeye çalışıyor. Ülke sınırları içerisinde PKK ile mücadele ediyor. Suriye de kendilerinin ifadesi ile beka sorunu için mücadele ediyor. Ordunun darbe düşünmeye zamanını olmadığı aşikârdır. Ordunun içerisinde darbeye teşebbüs edenler temizlenmedi mi? Yukarıda saydım. Ordu. MİT ve emniyetin birisinin dışarıda olması darbenin olmayacağının göstergesidir.
Bu üç kuruluşun bir araya gelmesi ancak darbeyi gündeme getirir. Darbeyi CHP’mi yapacak? Bu kuruluşların hangi birisine CHP hâkim olabilir. Darbeyi gündemde tutmak. Ülkede gerilimin artmasına sebep olacaktır. Gerilim çatışmayı yaratır. Geçtiğimiz günlerde bunu örneğini gördük. Sosyal medyada biri mermileri kavanoza doldurmuş. İsim vererek CHP’den üç kişiyi tehdit ediyordu.
Başka birisi silah ile sosyal medyada poz veriyordu. CHP’li üç kişiyi tehdit eden kişi savcılıkta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Acaba muhalefetten birisi olsaydı serbest bırakılır mıydı? Darbe olayının gündeme getirilmesinin tek sebebi. Ülke sorunlarının gündeme gelmesini önlemek içindir. Bu söyleme iktidar kendisi de inanmıyordur. Böyle bir şeyi sezmiş olsalardı. Şimdiye bazı kişiler hakkında hemen soruşturma başlatılırdı. Bu ülkede darbe olması mümkün değildir. Darbeler tarihe gömülmüştür. Saygılarımla.
Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
12 – 05 – 2020 Mustafa KOÇAL