DÜNYADA ve TOPLUMLARDA EŞİTSİZLİK VAROLDUKÇA, TOPLUMLAR ve DEVLETLERARASI DİLENCİLİK DE VAROLACAKTIR.
Yoksul devletler varsıl devletlere, yoksul toplumlar varsıl toplumlara, yoksul insanlar varsıl insanlara el açacak, insanlardan yaşam için bir şey dilenecektir.
Dünyanın en eski mesleğinden biridir dilencilik. MÜLKİYET HIRSIZLIĞININ İLK GÜNÜNDEN BU YANA, İNSAN EŞİTSİZLİĞİNİN BAŞLADIĞI GÜNDEN BU YANA DİLENCİLİK, YAŞAMSAL BİR DAYANAK OLMUŞTUR BAZI İNSANLARA.
X X X
Kapitalist düzenin daha da körüklediği, büyüttüğü, kaçınılmaz bir yaşam şekline soktuğu dilencilik. Yaşam kavgasında yenik düşenler, sömürü ve korkuya karşı direncini yitirenler, omursuzlaşan ve aşağılanan insanlar. DÜZENİN EFENDİLERİ tarafından kendilerine verilen/bağışlanan kadarıyla geçinmeye, yaşamaya mahkûm edilen insanlar. Milyonlarca, milyarlarca DİLENCİ. Devrimci gücünü yitirmiş işçi sınıfı, kapitalist düzenin dişlilerini sürdüren bürokrat/teknokrat/memur sınıfı, aslında hepsi bu KAPİTALİST SINIFIN DİLENCİLERİDİR. Köle demiyorum, dilenci diyorum.
X X X
Dilenci toplum…
Dilenci devlet…
Toplumlar ve devletler de dilenci durumuna düşerler.
Ne zaman ve nasıl?
Eğer toplum ve devlet, çağın bilimsel ve teknolojik gelişim ve değişiminden uzak kalırsa, gelişmiş toplumların çok gerisinde yaşam sürdürmenin derdindeyse, kaçınılmaz olarak DİLENCİ durumuna düşecektir. Bilgi olarak, teknoloji olarak, toplumsal olarak, ekonomik olarak…
MUHTAÇ DURUMUNA DÜŞEN, DİLENCİ DURUMUNA DÜŞER.
X X X
Dilenci toplum…
Dilenci devlet…
Güçlü toplum ve devletlerin varlıklarını sürdürmesi, daha da güçlü birey ağlarını kurmalarının belirli kriterleri vardır.
Öncelikle sağlıklı insanlar, eğitim-öğretimi çağdaş boyutta yüksek insanlar, bilgili insanlar, sevgi ve saygıyı, demokratik yaşamı güçlü benimsemiş insanlar, değişim ve var etmenin, üretimin kutsallığına inanmış insanlar, başka insanların, başka toplum ve devletlerin DİLENCİSİ olmazlar.
Bu değerlerden, bu insancıl toplumsal değerlerden habersiz insan, toplum ve devletler ise asla DİLENCİLİKTEN kurtulamazlar.