Menü Bandırma Manşet - Bandırma, Erdek, Gönen, Manyas  Haberleri - Güncel Son Dakika Olayları
Bandırma ve yöresine emek verenler

Bandırma ve yöresine emek verenler

Tarih: 18.05.2021 00:18

EDİP VOLKAN

Facebook Twitter Linked-in

Mümtaz şahsiyet, Edip VOLKAN, 1927 yılında, Bandırma’da doğdu.

Bandırma’nın önemli “kanaat önderleri” arasında yer alıyordu.

Edip Volkan, ayrıca Bandırma’nın yetiştirdiği önemli sporcular arasında bulunuyordu.

Futbola, 1944 yılında, Bandırma İdmanyurdu Gençlik’te başladı. Uzun yıllar bu takımın kaptanlığını yapıp, o dönemin deyimiyle “santrahaf” mevkiinde oynadı,

ESKİ BİR KÜREKÇİ

Bir dönemin Bandırma’sında deniz sporları da çok canlıydı.

Edip Volkan’ın başarılı futbolculuk yaşamının yanı sıra parlak bir kürek sporcusu olduğu da biliniyor.

Volkan, o dönemi şöyle anlatıyor:

“Bandırma İdmanyurdu Gençlik forması altında çok değerli kürekçiler yetişti. Bu sporcuları, Rıfat Takunyacıoğlu ile birlikte, Ayvalık’taki yarışmalara götürürdüm. Bu arada ben de kürek yarışmalarına katılırdım. Yarışmalar çok zevkli ve çekişmeli geçerdi. Bu yarışmalardan her zaman büyük başarılarla dönerdik. ‘Sivirya’ da denilen 4’lü Kürek’te, spor yapardım. “Kambur Selahattin) olarak anılan Selahattin Zandal, ‘Hamlu’da; Mustafa Çoker, “Tor”da; Hulusi ve Mamunlu Muhsin, “Baş”ta; İrfan Kaptan ise ‘Tek Çift Kürek’tebaşalarıyla dikkati çekerdi. O yıllarda, ‘Tek Çift Kürek’te, “Kör İrfan” diye anılan İrfan Kaptan, bir yarışta, Türkiye şampiyonu olan Galatasaraylı Petro’yu bile geçmişti. Bandırma’da, dönemin yüzücü ve kürekçileri arasında Hüsamettin Selçuk’u da unutmamak gerekir. O dönemin kayıkhanesi ise bugünkü cumhuriyet alanının çok yakınındaydı. O yıllarda, deniz sporlarına büyük ilgi vardı.

Celal Bayar, Başbakanlığı döneminde deniz sporlarının gelişmesine katkı sağlamak amacıyla sahil kentlerine hibe tekneler göndermişti. Buna paralel olarak Bandırma’ya da, 4’ü şarpi, 4’ü Karadeniz tipi olmak üzere 8 tekne gönderildi. O yıllarda çocuklar ve gençler yüzmeyi, Demirlitaş, Livatya ve Göbektaşı denilen bölgede öğreniyorlardı. Futbol da çok beğenilen sporların başında geliyordu. Bandırma’nın en eski amatör spor kulüplerinden İdmanyurdu Gençlik’in futbol takımında forma giydim. Daha sonra Türkiye şampiyonluğu bulunan Bursa Acar İdmanyurdu takımına, o zamanın yüksek bir transfer bedeli olan 500 liraya transfer oldum. Santrahaf mevkiinde oynuyordum. İki yıl süreyle bu takımda oynadıktan sonra Bandırma’ya dönerek, Marmara Gençlik takımının formasını giydim. O yıllarda, bugünkü gibi modern, çim sahalar nerede? Biz, kömür tozu dökülen Cinçukuru sahasında top oynamaya çalışıyorduk. Takımların sadece bir futbol topu vardı. Onun da ağzı iple bağlı olduğundan, kafa vurduğumuza başımız, alnımız yarılırdı. Yine de o yıllarda çok iyi futbolcular yetişti. Bunlar arasında Ziya Kapçak, Muhittin Kapçak, Seracettin Kırklar, Çetin Zeybek, Munamaklı Halil, İzzet Öztektaş(Çalım İzzet), Remzi Başak(Şoti Remzi), Mustafa Kılkışlı(Eşekçi) ve Fehmi Üretmen hemen aklıma geliyor. Bu arada "Ahbap İlhami” olarak bilinen İlhami Özsöyke’nin de yıllarca 17 Eylül Gençlik Kulübü Başkanlığını yürüterek Bandırma’nın spor yaşamına büyük katkıları oldu. Hepimizin futbolculuk yaşamları önce mahalle aralarında oynayarak başladı. Tabii o yıllarda İdmanyurdu ve Marmara takımları arasında büyük rekabet yaşanır, birçok maçta da kavgalar çıkardı. Futbolu bıraktıktan sonra İdmanyurdu Gençlik Kulübü’nde yöneticilik de yaptım.”

ESKİ LAKAPLAR VE BANDIRMA

1959 yılından başlamak üzere Bandırma’da, “Sporteks” isimli giyim-kuşam işyerini işleten Edip Volkan, Bandırma’yı en iyi tanıyan “kanaat önderleri”nin başlarında geliyor.

Eski Bandırma’da ailelerin genelde lakaplarıyla anıldığına işaret eden Volkan, bu isimler arasında hemen aklına gelenlerin “Balıkçılar”, “Ozarlar”, “Kırımlılar”, “Kocamanlar” olduğunu belirterek, “Bu lakaplar, aynı zamanda o ailelere saygının da bir göstergesiydi” diye konuşuyor.

O yılların Bandırma gençliğinin de imrenilecek düzeyde bulunduğunun altını çizen Volkan, “Aileler, çocuklarını çok iyi yetiştirirlerdi” değerlendirmesini yapıyor.

Bandırma’nın, yıllardır hak ettiği il olma unvanına kavuşamamasının üzüntüsünü yüreğinde hissettiğine dikkati çeken Edip Volkan, bu konudaki duygularını da şöyle dile getiriyor:

“Hiç unutmuyorum, Başbakan Adnan Menderes, Bandırma’ya, cumhuriyet alanına bir konuşma yapmak için geldiğinde saat gecenin neredeyse 2’siydi. Bandırma, o saate kadar Menderes’i beklemişti. Alan, tamamen dolmuştu. Menderes, ‘İl olmak istiyoruz’ seslerinden konuşmasını bile yapamamıştı.”

ANILAR ARASINDA MAÇI KATLEDEN HAKEM

Bandırma’nın eski başarılı sporcularından olup, “Edip Ağa” olarak da tanınan Edip Volkan’ın tabii ki çok renkli anıları var.

Bunlardan birini şöyle anlatıyor:

“O yıl, Bandırma’nın Marmara Gençlik Kulübü, çok güçlü bir futbol takımı kurmuştu. Ben de bu takımın formasını giyiyordum. O gün, Balıkesir’de, Balıkesir Havagücü ile çok iddialı bir maç oynayacağız. Çok başarılı bir oyun sergiliyoruz ama maçı, Hulki isimli bir hakem öylesine kötü yönetiyor ki, hepimizin sinirleri bozuldu ve galibiyeti hak ettiğimiz maçı kaybettik. Maçtan sonra takımlar, seyircileri selamlayacaklardı. Baktım, Remzi Başak(Şoti Remzi), ağzını şişirmiş, kıpırdatıyor. Şoti Remzi, ne olduğunu anlayamadan, üzerine yürüdüğü hakemin yüzüne tüm gücüyle tükürdü. Hakem, toparlanarak, Şoti’ye bir tokat attı. Bu arada hakem, tartaklandı. Hakemi kucakladım. O zaman tribün yok. Hakemi tuttuğum gibi, maçı saha kenarında izlemekte olan Beden Terbiyesi Bölge Müdürü ve valinin kucaklarına atarak, ‘İşte, futbolumuza yazık eden adam’ dedim. Tabii ki, öfkeyle yaptığım bu yanlış hareket bana pahalıya mal oldu. Bir yıl ceza aldım. Daha sonra, Balıkesir 6 Eylül takımı yöneticileri İsmail İlşekerci ve Cemal Yırcalı, cezamı affettirip, beni bu takıma almak istedilerse de başaramadılar. Ardından, yeniden Bandırma İdmanyurdu Gençlik’e dönerek yıllarca genel kaptanlık yaptım.”

WM SİSTEMİ

“Bizim dönemimizde futbol, sistemsiz ve rastgele oynanırdı. Yanılmıyorsam, 1946-1952 yılları arasında Fenerbahçe’nin teknik direktörü olan Molnar, Türkiye’ye WM sistemini getirdi. Biz de bu sistemi ilk kez Bandırma İdmanyurdu Gençlik takımı ile gittiğimiz Akhisar deplasmanında uygulayarak, her zaman olduğu gibi rahat kazandık.”

BEŞİKTAŞ’TAN TRANSFER ÖNERİSİ

“1.88 boyunda, güçlü bir futbolcuydum. 1951-1952 sezonu öncesi, Beşiktaşlı Arap Sadri beni, siyah-beyazlı renklere bağlamak için 120 lira maaş önerdi. Büyük paraydı. O dönemde Lefter bile Fenerbahçe’den 120 lira maaş alıyordu. Ama Bandırma’daki işlerim nedeniyle bu öneriyi geri çevirerek, Bursa Acar İdman’a, 500 lira transfer ücretiyle geçmeyi uygun gördüm.”


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —