Rifat Serdaroğlu (SERDARCA)

Tarih: 17.01.2026 18:49

İNSAN KENDİ EVİNİ YAKAR MI?

Facebook Twitter Linked-in

Yakar! Eğer yaşadığı evi kendi evi kabul etmezse, yakar!
AKP Genel Başkanı Erdoğan, Beştepe’de Muhtarlara yaptığı konuşmada;
Karşınızda ne Osmanlı’nın HASTA ADAMI ne Cumhuriyetin ÇÖMEZ DEVLETİ ne de 1970-1990’ların güçsüz ülkesi var, demişti! (11.01.2018)
AKP’li Erdoğan’ın bu sözünü tane tane okuyun ve bugün niçin bu halde olduğumuzu net olarak görün.

Özellikle LİBYA’DA-IRAK’TA-LÜBNAN’DA-SURİYE’DE AKP’nin uyguladığı dış politikalar Türkiye’nin ZARARINA ama ABD ve İSRAİL’İN YARARINA oldu.
Şimdi önümüzde Siyonist Küresel Çete’nin gözünü diktiği İRAN var…

Eğer Ortadoğu’da zulüm, soykırım bitecekse, emperyalizm amacına ulaşamayacaksa, bugün gerçekten Türkiye ve İran Devletlerinin kardeşliğine ihtiyaç vardır!

Tarihi belgelerde şöyle bir destan anlatılır;
Dağların doruğunda bir Kurtla, Ovanın kalbinde bir Aslan yaşardı.
Biri geceyi bilirdi, biri gündüzü yönetirdi.
Bir gün yolları kesişti. Dişler keskin, yürekler gururluydu.
Ama kavga etmediler. Çünkü ikisi de açlığın ne olduğunu, yalnızlığın ne olduğunu biliyordu. Aslan dedi ki; “Gücüm var ama tek başıma krallık ağır”
Kurt dedi ki; “Akıllıyım ama sürüsüz gece uzun.”
Biri pençesini verdi, Biri yol bilgisini. Biri cesaretini kattı, Biri sabrını.
Böylece anladılar; Gerçek güç, tek başına kükremek değil, farklı olanla omuz omuza yürümektir.
Ve dağda Kurt ulurken, ovadan Aslan kükredi. Sesleri birleşince zulüm titredi. Mazlum nefes aldı. Kardeşlik budur. Aynı olmak değil, birbirine ihtiyaç duymayı bilmektir. (Hayrettin Barut Bey’e teşekkürlerimle)

1930’ların başında İran Şahı Rıza Pehlevi Türkiye’ye geldi.
Atatürk, Şahın onuruna ilk Türk Operası “Özsoy’un” sahnelenmesini istedi.
(04 Ağustos 2025 tarih “Kurban Ol Sen O Çömez Devlete” yi yazmıştım.

Opera, Aslan ve Kurt simgeleri üzerinden kadim bir kardeşlik hikayesini anlatıyordu. Hikaye, Hakan Feridun’un ikiz oğulları etrafında şekilleniyordu.
Atatürk özellikle bu iki kardeşin “İKİZ” olarak kurgulanmasını istemişti. Zira bu, iki milletin tam eşitliğini ve aynı özden geldiğini anlatıyordu.

Bu destanda;
KURT; Türklerin atasıdır. Gücü, bağımsızlığı ve hürriyeti temsil eder.
ASLAN; İranlıların atasıdır. Heybeti, bilgeliği ve devlet geleneğini anlatır.

Finalde Kurt ve Aslan sahneden kaybolunca, Hakan Feridun hüzünle, oğullarım nerede, diye sorar. O esnada sahnede bulunan ozan, parmağıyla locayı işaret eder. Locada oturan Mustafa Kemal ve Şah Pehlevi ayağa kalkarlar ve ozanın sesi bir daha duyulur; “İşte Kurt, işte Aslan!”

Bu dostluk ve diplomatik nezaket, Türkiye’ye “Türkiye-İran-Irak-Afganistan”
devletlerinden oluşan Sadabat Paktını getirir ve Türk Devleti hem doğusunu hem de güneyini sağlama alır…

Türk Devleti, eğer çapsız, beceriksiz, “Türk Milleti” diyemeyen Siyasal Ümmetçi kadronun eline geçmeseydi, geleneksel dış politikasını değiştirmeseydi, zamanında Atatürk’ün yaptığı gibi, emperyalist devletlerin destekçisi olmak yerine, Sadabat Paktı-Balkan Paktı gibi bölgesel ittifakları kuracak ve bugünkü duruma düşmeyecekti.
Sebep olanlar, ihanet edenler, layık olduklarını mutlaka bulacaklar…

Sağlık ve başarı dileklerimle 18 Ocak 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —