Temel hastalanır. Şiddetli ağrılar içindedir. Hiçbir ilaç fayda etmez.
Acıyla kıvranırken karısına seslenir:
“Fadime… Ben artık ölüyorum!”
Karısı itiraz eder:
“Allah korusun kocacığım, nasıl söz öyle? Ölmeyeceksin!”
“Yok yok, ölüyorum. Şimdi sana önemli bir itirafta bulunacağım. Çünkü büyük bir vicdan azabı içindeyim.”
Fadime yumuşak bir sesle:
“Peki, madem istiyorsun söyle canım, seni dinliyorum” der.
Temel inleye inleye:
“Ben seni çok aldattım. Hem de en yakın arkadaşlarınla…” diye itiraf eder.
Fadime acı acı güler:
“Ben seni keyfimden mi zehirledim sanıyorsun?”