Menü Bandırma Manşet - Bandırma, Erdek, Gönen, Manyas  Haberleri - Güncel Son Dakika Olayları
Eğitimci yazar Soner Atabek yazdı

Eğitimci yazar Soner Atabek yazdı

Tarih: 09.04.2023 22:35

OKUNMAMIŞ 1 MESAJIN VAR!

Facebook Twitter Linked-in

  OKUNMAMIŞ 1 MESAJIN VAR!

Merhaba değerli okurlarım; “Okunmamış 1 mesajın var“ adlı yazımla karşınızdayım. Hazırsanız başlayalım.

Ağrı yada acı, vücutta bir şeylerin yolunda gitmediğinin mesajıdır. Bunu hepimiz biliyoruz artık. Dünyamıza ve ülkemize verilen bir mesaj var ve bu mesaj hiç okunmuyor. 

Deprem gibi, depremde bir olay değil aslında bir olgudur. Arz’ın biz insanoğluna işler yolunda gitmiyor mesajıdır. Aslında Arz’ın acısı, ağrısıdır deprem. Bunun gibi defalarca mesajlar verdi bize fakat bu mesajı kim okudu? Kim anladı? Eğer okuyan ve anlayan olsaydı bugün bu acıları yaşıyor olur muyduk? Tüm dünyada ve ülkemizde farklı zamanlarda ve farklı bölgelerde çok yıkıcı ve farklı depremler yaşamadık mı? Çok acılar çekmedik mi? 

Biz her seferinde unutup, kendimizi uyuşturup hiçbir şey olmamış gibi gündemimize döndük.

Normalleştik!

Şu anda olduğu gibi.

Eğer bu mesajları okumayı ertelersek, kendimizi kandırmaya devam edersek daha büyük acılar yaşamamız kaçınılmaz olacaktır.

Çünkü; insan ve dünya birbirinden ayrı varlıklar değil. Zihin ve beden aynı sibernetik sistemin etkileşimli iki parçasıdır. Gök ve yer birbirinden uzak değil. Madde ve mana birlikte hareket ediyor.

Kalbimiz Dünya’nın kalbiyle birlikte atıyor. Yukarıda ne varsa aşağıda da o oluyor. İçerde ne varsa dışarıya o tezahür ediyor. 

Bu yaşanan olaylar umursanmadıkça, problemler çözülmedikçe, yaralar iyileşmedikçe, insan’a ve tüm canlılara değer verilmedikçe, başımızı ellerimizin arasına alıp ‘’benim tüm bu yaşananlarda etkim var mı? İhmal ettiğim görmezden geldiğim, sesimi çıkarmadığım bir şey var mı?” demedikçe kaçışımız devam ediyor. Acılar yine içerde kalıyor ve gün geliyor patlıyor.

Hayat, bize yaşanan bu acılar ile ‘’akıllanın kendinize gelin‘’ mesajı veriyor. İnsanlık olarak bu mesajı aldık mı? En azından Türk toplumu olarak bu mesajı okuduk mu? 

Hava bize ders verdi. Covid -19 bize ders verdi. Yangınlar bize ders verdi. Toprak bize ders verdi. Seller bize ders verdi. Deprem bize ders verdi.

Sıradakini söylememe gerek var mı?

Kolektif bir döneme girdik. Lütfen bu gerçeği görelim. Huzuru da felaketi de birlikte yaşayacağız.

Hangisini seçersek!

Kendisinden başkasını düşünmeyen, başkasının açlığını, sıkıntısını düşünmeyen kişi kolektifi idrak edemiyor demektir. Kolektifi idrak edemeyen herkesin yalnızlaşacağı, aradığı aşkı, mutluluğu, güveni, istediği evi, arabayı, tarlayı, arsayı, yazlığı, parayı, ’aldım’ dese de eskisi gibi haz alamayacağı dönemlere girdik. Lütfen fark edelim artık. Vücudun bir tarafında yara varken, diğer taraflarda mutsuzdur. Dişiniz ağarıyorsa aklınız oradadır.

Artık kendimize gelmemiz ve yollanan mesajları iyi okumamız gerekiyor.

Değerli okurlarım; 700 yıl önce Şeyh Edebali’nin Osman Gaziye nasihatinde şöyle diyordu.

‘’Arın Osmancık arın. Arın tekliğinden. Kop avuntularından. Öyle insanlar vardır, şafak vakti doğar, akşam ezanında ölürler. Öyle insanlar için dünya çok büyüktür. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir Osmancık. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler. Ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.”

Bu toplumu uyutmak için ‘nutuk’ çekenlere inanmayın. Osmanlı devletinin manevi kurucularından olan Şeyh Edebali’nin öğüdünü dinleyin. Doğruları yazanlara, söyleyenlere kulak verin diyor hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Hoşça kalın...

Sevgiyle kalın…

Eğitimci yazar- Soner Atabek


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —