Nihayet seçimler bitti ve Erdoğan, kabinesini açıklayarak kaldığı yerden devam ediyor.
Muhalefet ise 6.'lı masanın dağılması ile birlikte bu masadan seçilen vekiller ile birlikte, AKP içinden ayrılan Babacan ve Davutoğlu yine Karamollaoğlu hatta Akşener, CHP den ayrı Mecliste kendi kulvarlarínda hareket ederek, çeşitli birlikteliklere yelken açmış durumdalar.
Neden birbuçuk yıl önce birleştiniz de şimdi ayrılıyorsunuz? Bunda tuhaflık yok mu?
Yüzde 52 ile tekrar seçilen Erdoğan artık 5 yıl daha görevde. Daha önce bunlar parlamenter sistem, demokrasi, hukuk..vs. üzerinde anlaşmadílar mí? Ayrıca bunlara sonradan dahíl olan Özdağ sığınmacılar tehdittir diyerek 6 masa ile hareket etmedi mi? Bu gün hepsi AKP ve MHP ile dirsek temasında! Ne oluyoruz beyler? 14 ve 28 Mayís' ta gözümüzün içine baka baka, tiyatro mu oynadınız? Seçimlerden sonra Mecliste yemin töreninden hemen sonra Davutoğlu ve Babacan'ın AKP ile bütünleşmek istemesi yine Özdağ'ín MHP söylemleri belki daha sonra AKP ile tokalaşabilecek olma ihtimali varken, bu kulvarda sadece CHP' nin tek başına kalması nasıl açíklanabilir? Kaldı ki bu dönem, yeni Anayasa gündemde iken!
Sonuç olarak 2002'den bu yana iktidar olan AKP, 2004 yílında ABD. Başkanı Bush'un ilan ettiği Büyük Orta Doğu Projesi #BOP' un eş başkanı olduğumuzu Erdoğan ilan etmedi mi? Şimdi bu gelişmelere bakarak 2002' den itibaren değişen, dönüşen, demokrasizleşen bir ülke yine Suriye ve bölge ülkelerinin yaşadıkları sorunlarla birlikte, Orta Doğu alev alev yanmakta, kontrolsüz sığınmacı göçü ile birlikte güneyimiz hatta kuzeyimiz Suriye, Afgan, Irak, Tacik.. vs. sığınmacılara dolmadı mi ?
6. Masa ve Özdağ hatta Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu buna dahil olan İmamoğlu ve Yavaş' da dahil olmak üzere, mutlaka parlamenter sisteme döneceğiz, sığınmacıların göndereceğiz derken, Erdoğan'da tam tersi Parlementer Sistem yok. Onlar bizim kardeşlerimiz diyerek sığınmacılara kucak açtı.
Şimdi yüzde 52 Erdoğan ve yüzde 48 Kılıçdaroğlu olarak toplum da adeta ikiye bölündü. İstenen de buydu. Nasıl dil, din, mezhep, renk temelinde bölünmeye karşın şimdi de sistem ve sığınmacı temelinde de bölünme yaşandı.
Evet sevgili dostlar; 14 ve 28 Mayıs'ín bugün seçimlerden hemen sonra yaşananlar, sözler bakanlar kurulu atamaları ve yine yurt dışından transfer bakanlar ile birlikte 2002 den başlayan ve artarak devam eden demogoji politikalarí artık 5 yıl daha bizi tahmin edilenden de çok değiştirmeye ve dönüştürmeye hele hele, birliktelik sağlanırsa yeni Anayasa ile tartışmaya kapalı maddeleri açmaya yetipte artacak.
Bugün bunları ortaya koyarak, Cumhurbaşkanı adayí Kemal Kılıçdaroğlu'nun basarız kaldığı söylenir. Doğru dur. Ancak Aksener, Babacan, Davutoglu' nun seçimler sonunda AKP ile dirsek temasları, BOP. un süreci ve bunu destekleyenler, FED. ve Yeni Dünya Düzeni paradigmaları değişime müsaade etmedi. Nasıl? Kimin aklına gelir di; Yurt dışında mesela Amerika' Hintli bir işadamının buradan ev alıp Türk Vatandaşı olarak oy kullanması?
Evet, hayaller bitmez, sevdamız bitmez fakat biz kapital' e yenildik!
BOP tüm hızıyla devam. Seçim yapılır sen vatandaş olarak oy verirsin ama onları iktidar sayar.
Kılıçdaroğlu'nun gücü yetmedi. Çünkü bu günkü sistemi değiştirmeye maalesef kimsenin gücü yetmez. Nasıl olur. Bu günkü iktidarın gidip yeni bir iktidarın oluşmasını isteyen “Kapital” kimi isterse...
Sonuç olarak seçim yapıldı ve sonuç ortada! Ne değişti? Değiştirebildik mi? Oyunu bozabildik mi? Çünkü öyle böldüler ve ayırdılar ki kimse artık birleştiremez!
Can EMRE
06.06.2023