12 Eylül 1980 Askeri Darbe sonrası.
Milli Güvenlik Konseyi kararıyla, Türkiye’de “Seçimle gelen herkes” görevden alındı! Yönetim, her yerde askerlerin ve onların atadığı sivillerin elinde.
Bizler de yeni parti kurup, bir an önce “Demokratik düzene” geçmek için çalışıyoruz. Demirel-Ecevit, eşleri ve arkadaşları ile Zincirbozan’da gözetim altındalar. Bizler partiyi kuruyoruz, Asker ya partiyi kapatıyor, ya da kurucuları kabul etmeyerek, partiyi kurdurmuyor. Sonuçta Sayın Dr. Yıldırım Avcı’nın Genel Başkanlığında Doğru Yol Partisini kurduk.
Sayın Avcı, Bergama’ya geldi. İstiklal Meydanı denen yerde miting yapacağız. Meydan en fazla 10 bin kişi alabilecek kapasitede ve coşkulu bir kalabalık tarafından doldurulmuş.
Sayın Avcı, balkondan konuşurken, arkadaşlarım birini işaret ettiler. Bırakın gelsin, dedim. Geldi ve kulağıma eğilerek “Ben Komiser filancayım. Sayın Genel Başkan hakkında gözaltı kararı var. Konuşması bitince kendisini alacağız” dedi. Ben, meydanı göstererek “Alabiliyorsan al. Ama bana güvenme. Bu meydan seni paramparça ederse, karışmam” dedim.
Telsizle bir görüşme yaptı, tekrar geldi. Efendim, size uyacağız, dedi.
“Tamam, miting bitince ben kalabalığı seçim otobüsünün arkasından gitmesini sağlayacağım. Sayın Genel Başkanı ben kendi arabamla, Savcı Beye götüreceğim, Siz de takip edin” dedim. O arada toplumsal olaylarda ustalaşmış arkadaşlarıma durumu anlatarak, ilerden dönüp Adliye binasına gelmeleri talimatını verdim.
Kalabalık yönlendirilince ben Sayın Avcı’yı arabama alıp Savcı Beyin ofisine götürdüm. Savcı Bey açıklama yaptı; “Sayın Avcı “1946 seçimleri Türk Demokrasisi için kara bir lekedir, demiş. İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı, gözaltına alınıp ifadesine başvurulması emrini verdi, dedi!
O arada adliyenin önünde kıyamet koptu. Binlerce insan adliyeye girip Genel Başkanlarını almak istiyor. Polis gücü yetmeyince Mehmetçikleri de getirmişler, bir itiş kakış sürüyor ki, öyle böyle değil.
Ben; “Savcı Bey bu insanları sakinleştirmek mümkün değil. Siz Sayın Avcı’nın ifadesini alın ve bırakın, ben de topluluğu dağıtayım” dedim.
Tam işleme başlanacağı zaman, Savcının kapısı kırılırcasına açıldı ve içeri iki Deniz Yüzbaşısı girdi. “Savcı Bey, Biz Sıkıyönetim Savcılarıyız. Olaya biz el koyuyoruz. Siz çıkabilirsiniz” dedi, Savcı, kaçar gibi çıktı!
Yüzbaşı bana dönerek “Siz kimsiniz” dedi. Genel Başkanın Yardımcısıyım, dedim. Bana sertçe dışarı çıkın, dedi.
Kendisine, “Bakın Yüzbaşı, ben bu ilçenin Belediye Başkanı idim. Siz böyle sert davranırsanız, bu meydanda çok kan akar ve siz sorumlu olursunuz, akıllı olun” dedim. Daha sertçe “çıkın” dedi.
Çıktım, arkadaşlarıma olayı hafifçe sertleştirmelerini söyledim. Biraz sonra adliye binasına yumurta-domates atılmaya başladı. Polisler havaya ateş etmeye başladılar!
Yüzbaşı Savcı beni davet etti ve “Komutanımızla konuştuk, Sayın Avcıyı, tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakıyoruz” dedi…
O dönem, Askeri Darbe ve Sıkıyönetim var. Sayın Avcı’yı bir kez alırlarsa, onu bir daha dışarı çıkaramazdık.
Son derece haklı bir olayda direndik ve kazandık.
Şimdi, darbe dönemi değil! Tamam Hukuk Devletini rafa kaldırmış bir iktidar var. Fakat, AKP’nin bu kadar azmasının bir nedeni de CHP’nin onun yolunu hep açması değil mi? Erdoğan isterse, seçilmiş CHP’lilerin tamamını görevden kanunsuz olarak alır. CHP ise faydasız mitinglerine devam eder. Her akşam aynı şeyleri dinleriz!
Nasıl oluyor da, tutuklandıktan sonra 1 yıl geçiyor, ortada iddianame yok? Beyefendi, neden tutukluyorsunuz o zaman. Adam 150 gündür zindanda, tahliye etmiyorsun, neden deliller henüz toplanmamış. Madem delilleri toplamadınız, nasıl tutukluyorsunuz? Soran var mı?
CHP’de Türk Milletinden olan cesur bir yönetim olsa, kendisi suça, yolsuzluğa boğazına kadar batmış AKP, suçsuz Belediye Başkanlarını zindana atabilir miydi?
Anayasa, Yasalar, Cumhuriyet, Demokrasi, Atatürk İlkelerine inanacaksınız ama, enseniz Siyasal Ümmetçilerin tokat kapağı olmayacak..
Atatürk, tüm emperyalist devletlere kafa tutup, onları yenerken, her şeyi denk miydi? Türk Milletine, Allah’a, bilime, ilme inandı. Yüreğine güvendi ve arkasında kimseyi bırakmadı. Mekanı cennet olsun…
Sağlık ve başarı dileklerimle 11 Ocak 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı