2018 Yılında işletmeye açılan İstanbul havaalanı aradan geçen3-4 yıl gibi çok kısa sürede Avrupa’da en iyi havaalanları arasına girmekle kalmayıp en iyisi olduğunu görüyoruz. Sadece Avrupa’da değil tüm dünyada ortaya konulan havacılığa ait pek çok ödülü toplamasının da boşuna olmadığını söyleyebiliriz.
Aslında gerek yolcu gerekse uçak hareketliliğine baktığımızda elde edilen rakamların dünyada var olan bildik havaalanları üzerinde bir rakamlara ulaşıldığını görüyoruz. Örneğin 2022 yılı 9 aylık rakamlarına baktığımızda uçaklar için 313 778 iniş, kalkış olduğunu, 47 milyon 571 bin889 yolcunun kullanması ile de en yoğun havaalanı olduğu ortaya çıkıyor.
Ve bu arada Türk Hava yollarımızdan da bu manada söz etmemiz gerekiyor. Özellikle son yıllarda en önemli spor alanları olan basketbol ve futbol dünyasında yapılan şampiyonluk maçlarında TÜRKISH AİRLİNES reklamlarının yer alması son yıllarda havacılık alanında ülke olarak çok başarılı olduğumuzun önemli bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Örneğin bu gün kargo uçakları dahil uçak sayımızın bu yıl sonunda 389, 2023 yılında ise 423 uçağa ulaşacağı açıklanıyor. 47 000 çalışanı ve 53’ü iç hat olmak üzere toplam 325 uçuş noktası ile devasa bir organizasyondan söz ediyoruz.
Aslında ben daha henüz İstanbul havaalanını görmedim ama başta yakın çevrem olmak üzere eş, dost ve arkadaşlarımdan yapılan havaalanı hakkında epey bilgiler, yorumlar aldım ama ben bu gün geçtiğimiz yaz Avrupa’da yaşayan bir yurttaşımızla çeşitli konularda konuşurkenbana uçak yolculuğu sırasında yan koltukta oturan bir Alman vatandaşının arkadaşıma İstanbul havaalanı ile ilgili anlattıklarını önemsediğim için sizlerle paylaşmak istedim.
Tesadüf o ki yan koltukta oturan kişi Almanya’da hava alanları ile yakından ilgili olan, oralarda çalışan bir Alman vatandaşı. İstanbul hava alanına da bu üçüncü gelişiymiş. Her defasında hayran kaldığı bir havaalanı diyormuş. Hem büyük, hem rahat ve hem de bir kültür tanıtım alanı olarak gördüğünü söylerken Türklerin önemli bir işi çok iyi yaptıklarını ve hatta Avrupa’da bir örneğinin de olmadığını anlatmış arkadaşımıza.
Hangi açıdan bakarsak bakalım gerek İstanbul hava alanı gerekse Türk Hava Yolları bu gün dünyada övgüler yapılan kurum ve işletmeler arasında en önde görülenlerden oldukları ifade edilmekte. Bir başka açıdan ben her iki kurumumuzu da Türkiye’nin tanıtımında en önde olan ve bu bağlamda dünya markası konumunda olan kurumlarımız olarak değerlendiriyorum.
Demem o ki nasıl bir alan olursa olsun, ekonomik imkanlarımız arttıkça, eğitim olanaklarımız yükseldikçe bizden adam olmaz diyenleri utandıracağımız çalışmalara imza atacağımızı rahatlıkla söyleyebileceğimize inanıyorum.