Ülkeye bilim adamı gerekli, Bilim adamı yetiştirilmek milli eğitimin görevidir. Bunun yolu da! Bilim adamı yetiştirecek fakültelerin açılması ile mümkün olur. Ülkede 84 Tıp Fakültesi var. 105 İlahiyat Fakültesi var. 3.395 İmam hatip lisesi, 302 fen lisesi var. Bu tabloya göre bilim adamı yetiştirmek mümkün değildir.
İlahiyat fakültesi ile tıp fakültesinin yerleri değişik olması gerekir. Tablo şunu gösteriyor. Din eksenli bir eğitim sisteminin olduğunu gösteriyor. Bu kadar ilahiyat fakültesi var. İslam dinini laiki ile anlatan var mı? Fakat cemaatler dini kullanarak devleti ele geçirmeye çalışıyorlar. Şimdi soruyorum bu kadar cemaat var. Ülke ekonomisine toplu iğne başı kadar katkısı var mı?
Elhamdülillah Müslüman’ız dinle bir sorunumuz yok. Dinde problem çıkaranlar cemaatler. Bu cemaatlerin söyledikleri birbirini tutmuyor. Birisinin ak dediğine diğeri kara diyor. Allah ile konuştuğunu söyleyenler var. Bir iki misal vereyim. Manisa da birisi “Allah bana sordu. (Deprem konusunda) sallayayım mı” dedi. Bende “burayı salma dedim. Deprem doğuya gitti” diyor. Yine İstanbul da birisi “15 Temmuz da köprüde askerin kafasını kesen (tövbe ya Rabbim) Peygamber efendimizdi. Gözümüzle gördük” diyor.
Her rezaleti yapıyorsunuz bari bu rezaleti yapmayın. Din eksenli eğitim olunca. Bunların olması olağan gibi duruyor. Şu yaşadığımız virüs olayında. Ne kadar bilim adamına ihtiyacımız olduğunu gördük. Başka ülkelerde aşı bulmak için çalışıyorlar. Bizde bununla uğraşabilecek bilim adamı neden olmasın? Böyle bir bilim adamımız olsaydı? Aşıyı biz bulsaydık. Ne kadar güzel olurdu. Biz de bilim adamı olmayı kafasına koyanlar dış ülkelere gidiyor. Bizim kalburüstü gençlerimizi dış ülkeler tam burs vermek şartı ile kendi ülkelerine götürüyorlar. Bizde Afrika ülkelerinden fakültelerimize talebe göndermelerini istiyoruz.
Ne kadar acı bir durum. Bu milli eğitim sistemimizle devam edersek. Yetişen genç nesil geçmişini unutacaktır. Alın size bir örnek. Sosyal medyada sarı mikrofon diye bir yayın organı var. Bu kuruluş halk arasında dolaşıp, Millete çeşitli sorular sorarak. Milletin kültür seviyesini ölçmeyi kendilerine prensip edinmişler. Geçtiğimiz günlerde şu soruyu sordular. Özellikler 30 yaşın altındakilere sordular. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u hangi devletten aldı diye sordular. Aklınıza hayalinize gelmeyen cevaplar verdiler.
Bazılarına ipucu da verdi. Baş harfi B dedi. Belki 50- 60 kişiye sordu. Bir tanesinden bile doğru cevabı alamadı. B harfi ile başlıyor diye ipucu verdiği kişi. Şimdi hatırladım Brezilya dedi. Bir yerde haklılar. Çünkü normal lise kalmadı. Çünkü din eksenli bir eğitim sistemi yürürlükte. Böyle olunca bilim adamının yetişmesi mümkün değil. Depremle ilgili beyanat veren genç bir bilim adamı gördünüz mü?
Bu misali çoğaltsak bile istediğimiz yeni yetişen bir bilim adamı bulmamız mümkün değil. Yapılan araştırmalarda yabancılar bilim adamları kullanılıyor. Böyle bir eğitim sistemi ile bilim adamı yetiştirmemiz mümkün değildir. Bu virüs olayında, Ne kadar doktora ihtiyacımız oldu ortaya çıktı. Genel cerrah olan kişiler dahi bu virüs olayında görev aldılar. Ekonomimizin bozuk olasının sebeplerinden biriside uzman elaman olamamasından kaynaklanıyor. İşin ehli olan uzmanlar olmamasından kaynaklanıyor. Saygılarımla.
Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu varlığım Tük varlığına armağan olsun diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
16-09-2020 Mustafa KOÇAL