Kuran-ı Kerim’de, “Yürüyüş” ile ilgili beş ayet var.
Birini alalım.
Taha Suresi…52 ayet.
“Musa’ya şöyle vahyettik. Mısır’da çık.
Kullarımla gece yürü ve asanı vurarak onlara denizde kuru bir yol aç. Ancak Firavun’un yetişmesinden, gazabından korkma, boğulmaktan da endişe etme.
Yürü ya Musa.”
İnsanlık tarihine geçen ilk kayıtlı yürüyüş.
X X X
İnsanlık tarihinde başka yürüyüşler de var.
Kimi yürüyüşler, zulümden, baskıdan, ölümden kaçmak için kimi yürüyüşler, bozulan doğa dengesinden, kıtlık ve açlıktan, kimi de varsıl ülkelerin varsıllıklarını yağmalamak için…
İnsanlık yürüyüşü hep vardı ve hep var olacak anlaşılan.
X X X
1930’lu yıllarda, Hindistan’da Mahatma Gandi, İngiliz sömürge yönetimine karşı “TUZ Yürüyüşü” ile özgürlük ve bağımsızlık ateşini yaktı. 1934 yılında, Çin’de, Mao Ce Tung yönetiminde Çin halkı, komünist parti önderliğinde, milliyetçi faşistlere karşı “BÜYÜK YÜRÜYÜŞ”ü yaptı.
Çin’i, bir baştan bir başa faşistlerle çarpışa çarpışa yürüdü.
Bu uzun yürüyüşle, Çin’de sosyalist düzenin temelleri atıldı.
X X X
1963’te, ABD’de, Martin Luther King, “BARIŞ ve KARDEŞLİK YÜRÜYÜŞÜ”nü başlattı.
ABD’de, ırkçılığa karşı ilk büyük yürüyüş oldu.
X X X
1989’da, Avrupa’da, Doğu Almanya’da, on binlerce insan, komünist yönetime karşı özgürlük için yürüdü. “BERLİN DUVARI” yıkıldı, Almanya’nın birleşmesinin önü açıldı.
X X X
1989. Baltık ülkeleri denilen Letonya, Litvanya, Estonya jalkları 500 kilometrelik bir “BARIŞ YÜRÜYÜŞÜ” ile özgürlük ve bağımsızlıklarına kavuştular.
X X X
Halkların yürüyüşü bitmedi.
Özgürlük için yürüyorlar. Hak, hukuk, adalet için yürüyorlar. Var olmak için yürüyorlar.
Rab ne dedi:
“YÜRÜ, YA MUSA”